! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
" 09-12 yaş arası, 16 kişilik grupla 2006'da Öncü Çiftçi Eğitimi Derneği Antalya/Alanya Kampı Final Gecesi'nde sahnelenmiştir. "
Çocuklara kazandırılmak istenen davranış ve duyuş, "Duyarlı Farkındalık"tır.*

Ön Bilgi:
Tüm karakterler ve öğeler çocuklar tarafından canlandırılır. Toprak, tohum, rüzgâr, çiftçi, ormancı... vb. Yalnızca fondan gelecek olan müzik, sahneye göre önceden seçilmiş müzik parçalarından oluşur. Sahne mümkün olduğunca geniş olmalıdır. Rüzgârın olduğu sahne dışında diğer tüm sahneler müziklidir. Her sahnede, sahnenin içeriğine uygun müzikler seçilir ve sahneler değiştiğinde müzik de değişir.

Oyunun amacı:
Çocukların, tohumken, toprakken, fide ve ağaçken yaşadıkları durumları kendi bedenleri üzerinden neler hissettiklerini empati kurarak kavratmaya çalışılmıştır.

............................

OYUN

Ortam karanlıktır. Müzik ağır ağır başlar ardından ortam yavaşça aydınlanır.

Tohumları ekecek olan çiftçi köşede bir yerde uyumaktadır ve gün tamamen ışıyınca çiftçi yerinden kalkar ve tohumlarını alıp tarlaya doğru yürümeye başlar.

Müzik eşliğinde tohumları tarlaya atar, yuvarlar. Yuvarlanan her tohumu(diğer çocuklar) toprak(diğer çocuklar) tüm şefkatiyle bağrına basar. Nihayet bütün tohumlar toprağa atıldığında müzik eşliğinde beklenmeye başlanır. Zaman geçtikçe toprakta hafiften dalgalanmalar başlar. Toprak içindeki tohumlara can vermiştir ve tohumlar artık durdurulamaz şekilde filizlenmeye başlar.

( hareketli, keyifli bir müzik eşliğinde )

Tohumlar ağır hareketlerle büyümeye başlar. Önce bir eli dışarı çıkar sonra da ikinci eli ve en sonunda kafaları çıkar. Ardından meraklı bir şekilde etraflarına bakarlar ve bir süre bakmaya devam ederler.

Ağaç olan tohumlar, önce kendilerini ardından çevresini tanımaya başlarlar.

Bir süre sonra rüzgâr esmeye başlar.
(rüzgâr estiğinde müzik kesilir, rüzgâr rolündeki çocuklar sahnenin her iki yanından ellerini, kollarını kullanarak ve ağızdan çıkardıkları rüzgâr sesiyle efekt verirler)
Ağaçlar bir sağa bir sola şiddetli bir şekilde savrulur. Bir müddet sonra rüzgâr diner ve ağaçlar sakinleşir.

Çok geçmeden ağaçların yanında iki sevgili belirir. Sevgililerden biri cebinden çıkardığı elmayı ikiye böler ve yemeye başlarlar. Elmayı yedikten sonra zeytin ağacına, kalp işareti yaparlar ve mutlu bir şekilde oradan ayrılırlar.
(zeytin ağacı rolündeki çocuk sahnenin ortasında denk gelen bir yerde konumlandırılmalıdır)

( Müziğin değişmesiyle birlikte, ormancılar belirir. Bu sahnedeki müzik gerilimli bir içeriğe sahip olmalıdır )


İki ormancı keskin baltalarıyla ağaçların yanına yaklaşır ve daha çok hareketlenen müzik ile ağaçları kesmeye başlarlar. Her bir ağaç kesildiğinde diğerleri kendini topraktan sökmek istercesine oradan uzaklaşmaya, kaçmaya çalışır. Ama bu imkânsızdır. Çünkü toprak ağaçların bulundukları yerden ayrılmasına izin vermez.

Sonunda biten müzik ile ormancılar oradan ayrılır. Geride tek bir ağaç kalmıştır. Tek kalan ağaç, diğer kesilen ağaçlara üzülür ve onlara yardım etmek ister ama bunu başaramaz. Çaresiz bir şekilde önce başını, ardından dallarını yavaşça öne doğru eğer. Yalnızlık ve keder içinde beklemeye başlar.

( Değişen müzik ile birlikte iki sevgili tekrar gelir.)

İki sevgili gördükleri manzara karşısında şok olurlar. Her bir ağaca dokunup, ağaçları kontrol ederler ama artık çok geçtir. Ağaçlar ölü bedenleriyle toprakta öylece yatarlar.

İki sevgili ağaçların başında ağıt tutarken birden o iki ormancı tekrar beliriverir. Ormancıları gören sevgililer korkuyla bir köşeye çekilip gizlenirler. Çünkü iki ormancı geride kalan son zeytin ağacını kesmeye gelmiştir.

İki ormancı ellerindeki baltalarla son zeytin ağacının yanına yaklaştıklarında, zeytin ağacı kendini var gücüyle geriye iter. İki ormancı tek kalan zeytin ağacını kimin keseceğine karar veremediklerinden, birbirleriyle kavga etmeye başlarlar.

Korkudan kendini eğen zeytin ağacı, bu kavgayı görünce dayanamaz ve tüm iyi duygularıyla dalını, kavga eden ormancıların arasına uzatır ve "ben sizin bu nedenle bile kavga etmenizi istemiyorum" mesajını verir.

Ormancılar bu hareket karşısında oldukça şaşırır ve aslında zeytin ağacının ne kadar çok barışçı ve iyi bir ağaç olduğunu anlarlar ve kestikleri diğer zeytin ağaçları için çok ama çok pişman olurlar. Ormancıları üzgün gören zeytin ağacı, onlara yerde yatan diğer ağaçları dallarıyla işaret ederek, yerde yatan ağaçları kaldırmalarını ister. Ormancılar ilk başta şaşırır ama zeytin ağacı ısrarla kaldırmalarını isteyince ormancılar teker teker diğer zeytin ağaçlarını yerden kaldırırlar.


(bu sahnede yine müzik değişir)

Köşede saklanan iki sevgili ormancıların bu hareketine şaşırmış bir biçimde ortaya çıkarlar ve onlarda kalp çizdikleri ağacı yerden kaldırıp sarılırlar. Ardından ağaçlar da ormancılara sarılır ve böylece gösteri sona erer.


...

* Duyarlı Farkındalık: Çocukların(bireyin) gelişim sürecinde, özellikle doğaya karşı hassa olmalarını gereken ve bunu yaşamlarına da yansıtan davranışları kapsar. Bu etkileşimde, doğayı fark etme süreci aynı zamanda duyarlı davranmayı da gerektirir. Fark etmekle kalmayıp, duyarlı tepkiler de göstermek gerektiğini vurgular.

Ömer Saylık Davutoğlu
( Ağustos 2006 )

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......