! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
Ne çok isterdim yanımda olmanı!, ki, şaşılacak ne var bilmiyorum ama cümle sonlarına bir ünlem bırakma isteği ile yanıp tutuşuyorum. Bu, bu yılın bitmesine saatler kala,,,, yâni, yeni bir yılın (ya nerden çıkarır bu insanlar, her yeni yılda yeni bir yıl olgusunu anlamıyorum. Oysa bir bilseler hayatımıza giren her yeni şeyin hayatımızı eskittiğini....) yepyeni acılar ve mutluluklar getireceği son saatler... ve bir de hatırlamak üzere unutulmayı sabırsızlıkla bekleyen, bileceklerimizin saatleri...

Yeni olanın karşı konulmaz zaferi; eskiyişi
...ve ne çok isterdim yanımda olmanı şimdi

...ve şimdi kim bilir,
Sen, kimin ne az istediği şimdisindesindir


Elma kokusu biteli nar oldu... beynimdekiler kalbime gideli sensiz oldu... sensizliğim başlayalı, mecnun leylasın buldu.. sen, senden gideli, düş, beni buldu...


Belki de o denli uzun bir zaman geçmemiştir. Yalnızca ben böyle zuhur edip bir şeyleri eskimiş ve hatta bitmiş bilmek için öyle zannetmek istemişimdir. Ben cezamın ne kadarını çektim bilemem ama bilmek istediğim, bundan ziyade farklı bir şey var ve bu kanaatimce çok daha önemli... ben bir ağrı denizinde sabırdan bir tahta parçasına tutunmuş ayaklarımın yere basacağı anı hayal edip yine ıslanmış ağrılarımı kurutacak bir güneş umut edip duruyorum... öylece duruyor... duruyor ve umut ediyorum

ağrılar yutuyor, ağrılar ıslanıyor, ağrılar tuzlu

beni bu ağrılardan kurtaracak bir panzehir olmalı mutlaka, diye kendimi teskin ediyorum... bu bir zehir; öldürmeyip, süründüren bir zehir

bilmek değildir asıl olan, bilinmezliğin ta kendisidir, bilirim...
ve bunu bilirim diye asıl olan değilimdir....

karışıklığı gören akıl, bunu çözemiyorsa, bu aslında göremediği anlamına gelir
derler ki “insan aklı bazen yetmez, kimi şeyleri anlamaya...” belki de benim kafamın karıştığı nokta tam da burada, yani aklının neye yetmediğine eren aklın, neye eremediğini bilebiliyor da, yoksa ermek mi istemiyor? Bilemiyorum... !

Harcanan zamanlara bir yenisini eklemek için, yaklaşık bir yarım saat sonra insanlar deliler gibi, çığlık çığlığa sevinip, mutlu olacaklar “ne acı...”

Ne diyiyor şair “kılmadığım namazların kazası olurda,,, sensiz geçirdiğim bir a’nın kazası olmaz...” gel de düşün şimdi sensiz eksildiğim a’nları....

düşünmeye gerek yok aslında
senden oyulu şu yanım
başka nasıl tam olur
sen olmasan yanımda


Ö.S.D.
31Aralık 2004
-bu da eskir, bir bir....-

0 Yorum:

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......