! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-



Radikal'in bugünkü başlıklarından biri, içeriğine çekince okudum. Terör Varsa Aşk Yok! Birbirinden bağımsız gibi görünen iki kavramın Terör ve Aşk'ın bağlamını konuya ilişkin isabetli bir başlık olarak gördüğümü belirtmek istiyorum. Hüseyin Karabey'in 'Gitmek' filmine yönelik tutumun, sansürlenme kararına yönelik tepkilerin de sansürlenmesi gerektiği kanısına varıyorum ama ne yazık ki ülkemizde ve dünyada böyle bir karşı tepkiyi sansürleyecek bir merciiii... yok! Engel ve sansüre ilşkin gerekçe, Gitmek filminin içeriğinde ve kurgusunda yatan iki ayrı kimliğin aşk kimlikleri. Biri Türk, biri Kürt olan iki insanın ( Özellikle "insan" diyorum. Filmdeki tiyatrocu rollerini ikinci plânda tutarak. ), aşklarından oluşan kimliklerinin meşruluğuna saptanan sansür gerekçesi, dün Kültür ve Turizm Bakanı Günay'ın, İsviçre'deki festivalde 'Gitmek' aldı filmin resmi programdan çıkarılmasıyla ilgili olarak yaptığı bir açıklamayla netlik kazanıyor: “Türkiye aleyhinde yayınlar yapılmasına sessiz kalamazdık. Kendi paramızla bölücülük yapılmasına izin mi verseydik”. Yahu iki 'insanın' kurmaca bir ortamda birleştirilmeğe çalışılması çabasına, hangi mantıkla 'bölücülük' yakıştırması yapılıyor aklım almıyor. Her şey bir yana, zaten yaşanmış bir öykü bu. Üstelik kurmaca olan gerçek hayatımızda bunun birçok örnekleri birebir yaşanırken. Asıl bölenleri görmezden gelerek, birleşme çabasında olan 'geçmişi-şimdisi-geleceği' bir nefes olan yaklaşımı neden bölücülük etiketiyle ayrı kefeye koyuyor? Nedeni basit, çözümü daha basit (hatta derinine baktığınızda meselenin bile olmadığını açıkken)! Başkaları bizim yerimize kararlar alıyor. Aldırmamalıyız!

Yapılan diğer açıklamalar ve kendini bilmezlikler için
Radikal'in yazısını okumanızı öneriyorum.

Filmi merakla bekliyorum. Kurgusunun yalınlığından hiç şüphem yok. Aşkın geçtiği yerde şüphe mi olur? Ö.S.D.


Fragman

Filmin künyesine ilişkin bazı notlar:


"İstanbul'da yaşayan tiyatrocu Ayça ile Iraklı tiyatrocu Kürt kökenli Hama Ali, Türkiye'de çekilen bir filmin setinde tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. Film çekimleri bittikten sonra Hama Ali Irak'a, Ayça ise İstanbul'daki rutin yaşamlarına geri döner. Irak'ta savaşın patlamasıyla iki sevgilinin birbirlerine ulaşmaları adeta mucize halini alır. Ailesiyle tiyatro çevresi ve kendisiyle mücadele eden Ayça, herkes Irak'tan kaçmaya çalışırken Hama Ali'ye ulaşmak için adeta tersine bir yolculuğa çıkar."

Tanıtım Fragmanı


Filmin çekim süreci

Filmin çekim süreci, Rotterdam Film Festivali'nde Hubert Bals Fonu'ndan senaryo desteği alınmasıyla başladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığından da senaryo desteği alan film, Rotterdam Film Festivali'ndeki film markette 450 proje arasından seçilen 40 proje arasına girerek Hollanda'dan yapımcı buldu.

Rotterdam Film Festivali bünyesinde geçen yıl açılan Hubert Bals Plus'tan ilk yapım desteği alan filmler arasında da bulunan "Gitmek"in çekim süreci, Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan yapım desteği almasıyla birlikte hız kazandı.

ABD'de "No Borders" adında bağımsız filmleri destekleyen New York'ta gerçekleşen film markete davet edilen Hüseyin Karabey, Global Film Infiative'den aldığı destekle de filminin ABD'de dağıtımını garantiledi.

Filmin çekimleri, üç ülke sınırlarında küçük bir ekiple gerçekleşti.

Çekim sürecinde 6 bin kilometre yol katedildi. İstanbul'da başlayan çekimler, Diyarbakır, Mardin, Silopi, Van, İran'ın Urmiye, Irak'ın kuzeyindeki Erbil ve Süleymaniye kentlerinde yapıldı.



Festivaller ve ödülleri


"Gitmek" 37. Rotterdam Film Festivali, 27. İstanbul Film Festivali (Ayça Damgacı -En İyi Kadın Oyuncu), 6. New York Tribeca Film Festivali (Hüseyin Karabey - En İyi Yönetmen), 15. Adana Altın Koza Film Festivali (En İyi Kadın Oyuncu), 26. Münih Film Festivali, 54. Taormina Film Festivali, 25. Jerusalem Film Festivali (Fiprecsi Ödülü), 5. Yerevan Film Festivali (Fiprecsi Ödülü - Ekümenlik Jüri Özel Ödülü), 57. Melbourne Film Festivali, 14. Sarajevo Film Festivali (En İyi Kadın Oyuncu), 5. Euroassıa Film Festivali, 24. Uluslararası Warsaw Film Festivali, 35. Uluslararası Ghent Film Festivali, 45. Antalya Film Festivali (En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu – Volga Sorgu), 21.Tokyo Uluslararası Film Festivali (En İyi Asya-Ortadoğu Film) ve Borderlands 4Filmfestival'e (En İyi Film) katıldı.



RADİKAL'DEKİ YAZI

5 Kasım 2008, Çarşamba

Culturescapes festivalinde ‘Gitmek’le birlikte sansüre uğrayan makalenin yazarı Kai Strittmatter’e Bakanlık bürokratı İbrahim Yazar “Normal zamanlarda herkes aşık olabilir. Ama biz terör dönemindeyiz,” demiş. Dün Bakan Ertuğrul Günay’dan da bir açıklama geldi: “Türkiye aleyhinde yayınlar yapılmasına sessiz kalamazdık


İSTANBUL - Kültür Bakanlığı’nın İsviçre’de Türkiye’nin konuk ülke olduğu Culturescapes festivaline sansür uyguladığı iddiaları hem Türkiye’de hem de İsviçre’de tartışılmaya devam ediyor. İsviçre’de, TC Kültür Bakanlığı’nın baskılarına boyun eğen festival yönetimi eleştirilirken Türkiye cephesinde de Kültür Bakanlığı’ndan gelen çelişkili açıklamalar kafaları karıştırıyor.
Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, dün Conrad Oteli’nde katıldığı bir toplantıda konuyla ilgili olarak “Gitmek filmi, festivalde gösterilecek, ama festival programı içinde değil” dedi. Oysa Kültür Bakanlığı’nın önceki akşam yaptığı yazılı açıklamada ‘Gitmek’ filminin festival programında yer aldığı ifade ediliyordu, aynen aktarıyoruz: “Sansüre uğradığı iddia edilen ‘Gitmek’ filmi ile ilgili olarak Bakanlığımızın herhangi bir girişimi söz konusu değildir. Kaldı ki ‘Gitmek’ filmi festival programında yer alıp önümüzdeki günlerde gösterime girecektir.”
Tekrar Bakan Günay’ın dünkü açıklamalarına dönelim. Türkiye’nin ciddi maddi katkı yaptığı (400 bin avro) festivalin programıyla ilgili bazı önerileri bulunduğunu dile getiren Günay, şöyle devam etti: “Bizim ciddi maddi katkı yaptığımız bir festivalin, bir siyasi gösteriye dönüşmemesi konusunda bir talep ileri sürmek, bazı gazetelerde yazdığı gibi bir sansür anlayışı mıdır? Hepinizin insafına sunuyorum. Türkiye ciddi bir ortamdan, bir dar boğazdan geçiyor. Biz kendi maddi kaynaklarımızı aktararak program yapımında söz sahibi olup, festivalde Türkiye aleyhinde yayınlar yapılması, Türkiye’nin bir bölümünün bir başka isimle isimlendirilmesi karşısında sessiz mi kalmalıyız? Böyle kalırsak bizi eleştirmez misiniz?” Günay’ın açıklamasının son bölümü, dikkatleri ‘Gitmek’le birlikte sansüre uğrayan makalelere yöneltti.

Makalelere yasak
Culturescapes festivalin internet sitesinde yayımlanacak dört makalenin de Kültür Bakanlığı’nın baskıları sonucu kaldırıldığı söyleniyor. Türkiye’yi anlatan bu makalelerden birinin yazarı, Alman gazetesi Süddeutche Zeitung’un Türkiye temsilcisi Kai Strittmatter’in imzasını taşıyordu. Stritmatter’in ‘Türkiye’nin Kendisiyle Mücadelesi Sürüyor’ başlıklı yazısı, Türkiye’deki edebiyat ve sanat ortamını anlatan ve düşünce özgürlüğü bakımından Türkiye’nin adım adım ilerlediğini savunan bir yazı.
Konuyla ilgili konuştuğumuz Strittmatter, filmin ve yazısının sansürlendiğini öğrenince Kültür Bakanlığı’nı aradığını ve Kültür Bakanlığı Dış Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yazar’la konuştuğunu anlattı. Uygulanan sansürü kabul edilemez bulduğunu, çok üzüldüğünü anlatan Stritmatter, “Ama, Yazar’ın Gitmek hakkında söylediklerini duyduğumda daha da üzüldüm” diyor. Alman gazeteci, kendisine makalelerin neden sansürlendiğini hatırlamadığını söyleyen Yazıcıyla aralarında geçen diyaloğu şöyle aktardı:
Stritmatter: “Peki filmin gösterilmesini neden istemediniz.”
Yazar: “Bir Türk kızı, bir Kuzey Iraklı’ya aşık oluyormuş.”
Stirtmatter: “Evet...”,
Yazar: “Biz bunu pek hoş bulmuyoruz. Siz bunu hoş bulur musunuz?”
Strittmatter, “Tabii ki hoş buluyorum, şu yaşadığımız zamanlarda daha fazla Türk ve Kürt birbirine aşık olsa daha iyi olmaz mıydı?”
Yazar: “Tabii ki normal zamanlarda herkes aşık olabilir. Ama biz terör dönemindeyiz. Ben Türk duyarlığının temsilcisiyim.”
İki hafta önce Bakan Günay’ın Frankfurt’ta kültürel çeşitlilik, azınlıklar gibi konularda olumlu bir görünüm sunup alkışlandığını hatırlatan Stritmatter, ardından Bakanlık yetkilisi İbrahim Yazar’ın tavrını anlaşılmaz olduğunu söylüyor. “Sansüre uğradığımı öğrendiğim gün de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Yaşar Kemal’e ödül verdiği açıklandı,” diyen Alman gazeteciye göre bunlar Türkiye’nin ‘tahmin edilemez’ siyasi ikliminin bir parçası.
‘Bakanlık açıklaması acele’
Festivalin programının çok iyi olduğunu, İsveç gazetesinde çıkan yazısında da festivalin boykot edilmemesi çağrısında bulunduğunu anlatan Stritmatter, “Bizim yazılarımız ve ‘Gitmek’ kadar eleştirel daha bir çok yapım festival programında yer alacak. ‘Gitmek’in neden sansürlendiğini anlamak bu nedenle de zor. Belki de rastgele bir tercihti,” diyor.
Yönetmen Hüseyin Karabey ise Kültür Bakanlığı’nın ‘sansür yok’ yönündeki yaklaşımını ‘acele yapılmış’ bir açıklama olarak görüyor. Karabey, “Aslında işin Türkiye boyutu çok küçük, asıl kıyamet ‘Nasıl böyle bir şeye izin verirsiniz’ diye İsviçre’de kopuyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile İsviçre Cumhurbaşkanı Pascal Couchepin’in himayesinde 1-6 Aralık arası düzenlecek festivale sansür gölgesinin düşmesi üzerine Avrupa Parlementosu Yeşiller Grubu Üyesi Cem Özdemir’in de festivale desteğini çektiği haber verildi. (Kültür Sanat)

* * *


Bakan Günay'dan "Gitmek" açıklaması


CNN TÜRK
04 Kasım 2008


Bakan Günay, Conrad Oteli'nde Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen UNESCO'nun, "Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi Hükümetlerarası Komitesi 3'üncü Olağan Toplantısı"nın açılışının ardından, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, "Türk yapımı 'Gitmek' filminin İsviçre'de düzenlenen 'CultureScapes' festivalinden son anda çekildiği yönündeki haberleri" hatırlatması üzerine Günay, "Film, festivalde gösterilecek, ama festival programı içinde değil" dedi.

Ertuğrul Günay, festivalin ortaklaşa yapılan bir çalışma olduğunu, Türkiye'nin de ciddi maddi katkı yaptığı festivalin programıyla ilgili bazı önerileri bulunduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

"Bizim ciddi maddi katkı yaptığımız bir festivalin, bir siyasi gösteriye dönüşmemesi konusunda bir talep ileri sürmek, bazı gazetelerde yazdığı gibi bir sansür anlayışı mıdır? Hepinizin insafına sunuyorum. Türkiye ciddi bir ortamdan, bir dar boğazdan geçiyor. Biz kendi maddi kaynaklarımızı aktararak program yapımında söz sahibi olup, festivalde Türkiye aleyhinde yayınlar yapılması, Türkiye'nin bir bölümünün bir başka isimle isimlendirilmesi karşısında sessiz mi kalmalıyız? Böyle kalırsak bizi eleştirmez misiniz?"

Bakan Günay, bir gazetecinin, "Toplantıya yurt dışından sivil toplum kuruluşlarının katıldığını, ancak Türkiye'den katılım olmadığını" ileri sürmesi üzerine, toplantının Dışişleri Bakanlığı ile ortak yaptıkları bir çalışma olduğunu belirterek, bilgi alıp konuyu incelemesi gerektiğini söyledi.


* * *

Bakanlık'tan 'Gitmek' iddiasına tepki


Anadolu Ajansı
03 Kasım 2008

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, İsviçre'de düzenlenecek ''Dünya Kültür Festivali''ne ilişkin çıkan haberler üzerine açıklama yapılma gereği duyulduğu bildirildi. 1-6 Aralık 2008 tarihlerinde İsviçre'nin 12 şehrinde gerçekleştirilecek olan ''Cultureescapes'' festivalinin bu yılki konusunun ''Türkiye'' olarak belirlendiği kaydedilen açıklamada, Türkiye'nin bu festivale 35 proje ile katıldığı ifade edildi.İsviçre Konfederasyon Başkanı Calmy Rey himayesinde gerçekleştirilen festivalde, konuk ülkenin müziği, dansı, tiyatrosu, resim ve heykel sanatı, edebiyatı ve sineması gibi çeşitli kültürel alanlardaki bir dizi etkinliğin, Zürih Kültür ve Tanıtım Ataşeliği tarafından gerçekleştirileceği belirten açıklamada, şunlar kaydedildi: ''Bu festival kapsamında Bakanlığımız portföyünde yer alan 'Mutluluk' ve 'Türev' filmleri seçilerek festival etkinliklerinde gösterilmesi planlanmıştır. Sansüre uğradığı iddia edilen 'Gitmek' filmiyle ilgili olarak Bakanlığımızın herhangi bir girişimi söz konusu değildir. Kaldı ki 'Gitmek' filmi festival programında yer alıp önümüzdeki günlerde gösterime girecektir. Ayrıca, Bakanlığımızın ödenek ve parasal konularda bir müdahalesi söz konusu olmayıp, bu konudaki ödeneğin kullanılması İsviçre'nin Zürih şehrindeki Ataşeliğimiz tarafından gerçekleştirilmektedir. Bununla birlikte programın seçimi de İsviçre Büyükelçiliğimiz tarafından yapılmaktadır.Bu kapsamda Bakanlığımızın herhangi bir sansür veya zorlaması söz konusu olmayıp, belli grupların kültürel bir aktiviteyi siyasi bir şova dönüştürme gayreti içinde oldukları anlaşılmaktadır.''AA



* * *

İKSV


Deneyimli belgesel yönetmeni Hüseyin Karabey'in ilk uzun metrajlı sinema filmi, Rotterdam Film Festivali'nin Hubert Bals Fonu'ndan senaryo desteği alarak yola çıktı. Filmin konusu, gerçek bir aşk öyküsüne dayanıyor. Filmde başrolleri paylaşanlarsa gerçek yaşamdaki kendi rollerini oynuyorlar: İstanbul'da bir film setinde tanıştıktan sonra memleketine dönüp savaşın patlamasıyla Irak'ta kalan Hama Ali ve İstanbul'dan ona ulaşmaya çalışan, filmin ortak senaristlerinden Ayça. Filmin çekimleri, İstanbul'da başlayıp Diyarbakır, Mardin, Silopi, Van, İran'ın Urmiye, Kuzey Irak'ın Erbil ve Süleymaniye kentlerinde yapıldı. iksv





Filmin Sitesi: www.asifilm.com

0 Yorum:

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......