! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
Dünyanın yaklaşan sonu ve insanın bitmeyen insansızlığı...
Sabah'ta çıkan küçücük haber, dünyamızın yine karşı karşıya kaldığı tehlikeyi gözler önüne seriyor.

Göz, göre göre gözümüzden oluyoruz... elimizden, ayağımızdan, nefesimiz, toprağımız, çalımız çimenimizden oluyoruz! Bunlara bağlı olarak duygularımız, hayallerimiz, rüya ve güzel diye tabir ettiğimiz her şeyden yavaşça ve kendi elimizle kirletip yaşanmaz bir yer hâline getiriyoruz dünyamızı. Sanki başka bir dünya daha var da bol keseden atıyoruz üstelik bir başka dünyanın varlığını kanıtlasak bile bu, bizim, insan dediğimizin böyle davranmasını haklı kılmaz, bir değil bin yaşanılır dünya daha olsa, böyle hareket etmemizi haklı kılmaz.

Bir kuş doğayı nasıl görüyorsa, insan da öyle görmeli; hatta o kuşu da, seni gördüğünü düşünerek.

En küçük ayrıntılarda gizlenen hassasiyetlerin, yaşam ömrümüzü(bizim ve çevremizde var olan her şeyin) ne denli etkilediğinin farkına varmak bu kadar mı zor. Bizim böyle konulara hassas olmamız, bizi pak yapmaz! Biz yapmıyorsak, yapanları daha net görüyoruz demektir ve böylesi durumlarda bir duruş sergileme zorunluluğu, kendimize insan diyorsak böyle bir tavrında onayını veriyoruz demektir ve gördüğümüz yerde, elimizin ayağımızın yetiştiği her yerde böyle dünyayı hunharca katleden, gidecek başka bir yeri varmış gibi davranan insan kılıklı yaratıklara meydan bırakmamak gerekir. Başka dünyalar olsa bile, hiçbiri böyle bizimle yaşanılır değildir...

Sabahın haberinden yola çıkarak yazdığım bu yazıya ilişkin bir de video buldum...
Seçkin Okulları: Video Kulübünün hazırladığı ve Mehmet Ali Yıldırım, İbrahim Sevimli, Mustafa Serkan Abacı ve Akın Boylu yapımı kısa bir belgesel. Dünyamızla ilgili ilginç açıklamalar yer alan videoyu izlemenizi öneriyorum.





...ve konuyla ilişkili son zamanlarda çekilen ve öne çıkan bir film olan Uygunsuz Gerçek (Inconvenient Truth, An), küresel ısınmanın boyutu ve tahrip güzü yüksek bir bombaya dönüşen dünyamızın röntgenini yansıtıyor.





Filmin senaryo sahibi ve anlatıcısı, Clinton dönemi ABD eski Başkan Yardımcısı Al Gore.

video




29.10.2008

İnsanoğlunun bu tüketim hızıyla 2030 yılında ihtiyaçlarını karşılaması için iki gezegene daha ihtiyaç duyacağı bildirildi.

Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı'nın (WWF), Yaşayan Gezegen 2008 adlı raporunda, insanlığın doğal kaynaklara yönelik taleplerini belirten ekolojik ayak izlerinin Dünya'nın kendini yenileme kapasitesini yüzde 30 oranında aştığı belirtilerek, kişisel tüketim ve nüfus artışı yüzünden son 45 yılda insanın gezegen üzerindeki baskısının iki katına çıktığı kaydedildi.

Bu aşırı kullanımın, ekosistemi tüketmekte olduğu ve çöplerin havada, toprakta ve suda birikmesine yol açtığına değinilen raporda, sera etkisi yaratan gazların salımının neden olduğu iklim düzensizliklerinin, orman kıyımının, su kıtlığının ve biyolojik çeşitlilik kaybının "tüm ulusların kalkınması ve refahını gittikçe daha çok tehlikeye düşürdüğü" ifade edildi.

Raporda ayrıca, dünyanın tüm bölgelerindeki 1686 farklı omurgalı canlı türüne dayanarak yeryüzündeki biyolojik çeşitliliği ölçen Yaşayan Gezegen Endeksi'nde son 35 yılda yüzde 30 oranında azalma kaydedildiği belirtildi.

WWF, Endeksteki bu azalma göz önünde bulundurulduğunda, biyolojik çeşitlilik konusundaki Rio Konvansiyonu'nda hedeflenen 2010 yılına kadar dünyadaki biyolojik çeşitlilikteki erozyonu azaltma amacına ulaşılmasının gittikçe daha şüpheli hale geldiğini belirtti.

Su kaynakları konusunda da, elli kadar ülkenin az veya çok bu konuda bir gerilimle karşı karşıya bulunduğu, iklim değişiklikleri yüzünden, tüm yıl boyunca veya mevsime bağlı olarak su kıtlığına maruz kalan insanların sayısında artış olmasının beklendiği kaydedildi.
Kaynak: AA


------------------

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı)
Doğayı Tüketiyoruz
31.10.06

Dünyamızın doğal ekosistemleri, daha önce hiç görülmemiş bir hızla yok oluyor. WWF’nin (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) yayınladığı “2006 Yaşayan Gezegen Raporu’na göre, gezegenimizdeki doğal kaynakları tarih boyunca görülmemiş bir hızla tüketiyoruz. Rapora göre, doğal kaynaklarımızı şu andaki hızında tüketmeye devam edersek, 2050 yılında iki gezegene daha ihtiyacımız olacak.
Raporda, doğal kaynak tüketiminin yanı sıra, biyolojik çeşitlilikteki azalmanın da devam ettiği belirtiliyor. Raporda, 1970-2003 yılları arasında Dünya üzerindeki omurgalı canlı türlerini üçte birinin soyunun tükendiğine değiniliyor. Aynı zamanda, insanların doğadaki ayak izlerinin, Dünya’nın kendini yenileyemeyeceği bir hızda arttığı vurgulanıyor.

WWF Genel Müdürü James Leape konuyla ilgili olarak; “Ekolojik zarar bakımından ciddi boyutlarda bir aşırı tüketim sorunuyla karşı karşıyayız. Doğal kaynaklarımızı, yeryüzünün yenileyebileceğinden daha büyük bir hızda tüketiyoruz. Bu aşırı tüketimin, öngörülebilir ve çok ürkütücü sonuçları var. dedi.

Leape, “Bugün, önemli kararlar alma zamanı. Yaşam standardlarımızı yükseltirken, doğadaki ayak izlerimizi azaltan değişimler yaratmak kolay olmayacak. Bugün kurduğumuz şehirler, enerji santralleri ve evler; ya toplumumuzu derinden zarar verecek bir aşırı tüketim çılgınlığına sürükleyecek, ya da değişimi tetikleyerek gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmamızı sağlayacak. dedi.

Biyolojik çeşitliliğin azalmasının temel nedeni dünyanın kaynakları yerine koyma hızından daha hızlı bir tüketimin olması. Yapılan araştırmalar ve incelenen veriler sonucunda, “Yaşayan Gezegen Raporu, yeryüzünün son durumunu iki ayrı göstergeyle belirtiyor: Yaşayan Gezegen Endeksi ve Ekolojik Ayak İzleri. Yaşayan Gezegen Endeksi, 1300 farklı omurgalı canlı türünden alınan 3600’ün üzerinde popülasyon örneğine dayanarak yeryüzündeki biyolojik çeşitliliği ölçüyor. Yapılan ölçüm ve incelemeler, karasal canlı türlerinde yüzde 31, tatlı su canlılarında yüzde 28 ve denizlerdeki canlı türlerinde yüzde 27 oranında bir azalma olduğunu ortaya koyuyor.

İkinci gösterge olan Ekolojik Ayak İzleri ise insanlığın doğal kaynaklara yönelik taleplerini belirtiyor. Bu göstergeye göre; 1961 ve 2003 yılları arasında insanların doğadaki ayak izleri üç katına çıktı. Fosil yakıt kullanımından kaynaklanan karbondioksit izimiz, son kırk yılda 9 kat arttı ve küresel ayak izimizin en büyük unsuru haline geldi.

Kişi başına düşen yeryüzü alanına göre bakıldığında en büyük ayak izlerini bırakan beş ülke Birleşik Arap Emirlikleri, Amerika Birleşik Devletleri, Finlandiya, Kanada ve Kuveyt olarak karşımıza çıkıyor. Tarım sektörünün, sanayiden daha büyük bir yer kapladığı Türkiye, su kaynaklarını hızlıca tüketiyor. Türkiye batı ülkeleri ile birlikte biyolojik yenilenme kapasitesinin yüzde 50 daha fazlasını tüketeten ülkeler arasında yer alıyor.

Dünyamızın doğal ekosistemleri, daha önce hiç görülmemiş bir hızla yok oluyor. WWF’nin (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) yayınladığı “2006 Yaşayan Gezegen Raporu'na göre, gezegenimizdeki doğal kaynakları tarih boyunca görülmemiş bir hızla tüketiyoruz. Rapora göre, doğal kaynaklarımızı şu andaki hızında tüketmeye devam edersek, 2050 yılında iki gezegene daha ihtiyacımız olacak.

Raporda, doğal kaynak tüketiminin yanı sıra, biyolojik çeşitlilikteki azalmanın da devam ettiği belirtiliyor. Raporda, 1970-2003 yılları arasında Dünya üzerindeki omurgalı canlı türlerini üçte birinin soyunun tükendiğine değiniliyor. Aynı zamanda, insanların doğadaki ayak izlerinin, Dünya’nın kendini yenileyemeyeceği bir hızda arttığı vurgulanıyor.

Haymi Behar Kurumsal İletişim Koordinatörü hbehar@wwf.org.tr

---------------------

Daha Dikkatli Olmak İçin, Dikkatli Olmalıyız...

(Üçüncüsü Benden): Size ikincisi yetsin de, üçüncüsünü ben vermeğe hazırım.

0 Yorum:

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......