! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
21 Ara 2008

Blog Yorumları



Bu bloga yönelik genel eleştiri, dilek ve yorumlar bu konu altında toplanırsa, konulara yönelik okumalar, daha iyi olacaktır. Bir konuya yorum bırakırken konuyla ilişkili olması daha sonraki okuyucular için yararlı olacaktır; fakat Blogun genel bir yorumunu yapmak istiyorsanız, yorumunuzu bu sayfaya yazınız. Dilek, İlgi ve eleştirileriniz için şimdiden teşekkürler...

32 Yorum:

Le Cocotte dedi ki... 22 Aralık 2008 02:17  

Evet benim şikayetim var!
Gün içerisinde Radiohead dinliyorum aaa bu parçasından söz etmeliyim blogumda diyorum sen yazmışsın,efenime söyliyim sade hakkında araştırma yapıyorum sen düşlerin efendisi diyorsun bana yol gösteriyorsun..kısacası bir adım önde olmana şikayetim var...tabi birgün bu senin de başına gelecek uyarayım dedim :)
Not : Her şey aynalardadır ..

ömero dedi ki... 22 Aralık 2008 04:37  

Sevgili Cocotte,
nasıl üzüldüm bilemessin, İnan bileydim bahsedeceğini ben açmazdım ağzımı...
ben sade'yi zaten anlatmamıştım, merkezi film ve yazarlıkla ilgiliydi. Radiohead'i desen akeza, onun da bir videosuna değindim, Radiohead'i sana atfediyorum... Ve sen konuyu aç, seninkine link vericem.
Not: Her şey, her şey değildir.(:

İyilikler,

Le Cocotte dedi ki... 22 Aralık 2008 19:02  

Sevgili Ömero,
Ben de üzülmene üzüldüm bak şimdi. birazdan Sodom'un 120 Günü'nü izleyeceğim..Sonrasında da bahsedeceğim biliyorum Sade'ı anlatmadığını sen de ne yaptın :)
Teşekkür ediyorum inceliğinize..Ayrıca beni en çok üzen albüm kapağıyla beni derinden etkileyen Anouar Brahem - Vague (2003) albümünün bir tane şarkısına dahi ulaşamamış olmaktır..

Not : Her şey,her şeydir :)

Sevgi ve Saygılarımla

ömero dedi ki... 22 Aralık 2008 20:46  

Anouar Brahem'de örnek müzikler bulunuyor, dinleyebilirsin. DNS ayrlarını değiştirmen gerekebilir.

Murat Özhan dedi ki... 1 Şubat 2009 13:53  

Merhaba,
Öncelikle şunu söylemeliyim ki bloğun içerik açısından oldukça hoş.Yalnız, bir iki dostane öneride bulunmak istiyorum.
1-Blogda,fazlaca öğe olması(müzik eklentileri vs.)nedeniyle blog,çok geç açılıyor.Bu durum sabırsız okuyucuların beklemeden çıkıp gitmesine yol açabilir.
2-Arka plan renginin siyah olması da gözü oldukça yoruyor. Gözü rahatlatmak için daha ferah, daha iç açıcı renkler tercih edilebilir belki.
Sevgilerle.

ömero dedi ki... 2 Şubat 2009 01:22  

Murat merhaba, hoş geldin...
yorumun için teşekkür ediyorum.
Değindiğin noktalara cevaben:

1: Eklentilerin fazlalığı beni de rahatsız ediyor. Bir de blogun ilk zamanlarını bir görseydin(: Eklentiler konusunu gün geçtikçe sadeleştirip ya da çıkarıp, hıza da etki etsin diye uğraşıyorum; zamanla daha sade olacağından emin olabilirsin. Bir de sabırsız geziciler için şunu söyleyebilirim. İnternette ziyaretçi bir sayfayı gezdiğinde ve sonra o sitenin başka bir sayfasını açtığında, ilk sayfaya göre daha hızlı açıldığını görecektir. Bunun nedeni bilgisayar, ilk sayfadan değişmeyenleri kaydettiğinden, ikinci sayfada o aynıları yeniden indirmeden hafızadan açacağı için bu pek sorun olmaz... (fakat bunu, interneti gezenler pek bilmez ve dediğin gibi ikinci sayfaya sabrı kalmaz çekip gider...)Sonra dayanamaz ve tekrar geri gelir...(:

2:Buna pek katılamayacağım Çünkü koyu fon gözü yormaz... Nedeni basit: Işık yoktur da ondan(: Ticari(bir şeyler satmaya çalışan) sitelerin çoğu açık fon kullanır. Nedeni ışıklı, canlı renkler daha albenilidir de ondan. Uzun yazılı veya görseli çok olan bir sayfaya baktığında koyu fon aksine avantajlıdır, çünkü yazıyı ya da görseli ön plâna çıkarır. Tersine açık fon ya da canlı renkler ilgiyi konudan ziyade kendine çekeceği için ben bunu tercih etmiyorum. Açık bir fonda uzun bir yazı okumak bir süre sonra okuyucuya işkence olur. Örneğin bazı kitapların sayfaları sarıdır değil mi? Özellikle de kalın olanların. Çünkü beyaz sayfa okuyucunun gözüne daha fazla ışık yansıtır ve birkaç sayfa sonra göz yorulduğuna dair yaşarmalar ile gözün sahibini uyarır(:... vs.

Teşekkür ediyorum, değindiğin noktalarla blogun karamsarlığına dair açıklama getirmiş oldum. Tabiî senin bloga göre benimki kapkara bir şey kalıyor... (:

Murat Özhan dedi ki... 2 Şubat 2009 11:25  

Yeniden Merhaba Ömer,
Renk üzerine araştırma yapanların, neden koyu(Bilhassa siyah) değil de açık renklere bakınca insanı dinlendirdiği yönündeki tezlerine itibar etmek lazım diye düşünüyorum.
Araştırmacıları da bırakalım bir yana,kendi tecrübelerimizle bile sabit değil midir bu acaba? Bir siyah renge ,bir de açık mavi yahut gri renge şöyle iki at boyu mesafeden bakalım.Hangisi dinlendiricidir acep? Verdiğin ikinci yanıtta "algıda seçicilik"ten bahsediyorsun ki bu apayrı bir konudur.Şüphesiz ki karşıt renkler içerisindeki öğeleri ayırdetmek daha kolaydır.

Kitap okuma konusunda koyu-açık ışığın ve rengin verdiği etki demek ki hala tartışma konusu.Örneğin bu konuda ömür tüketen bazı araştırmacılar beyaz ışığın okumada göz açısından daha yararlı olduğunu söylüyorlar.
Madem koyu renk ve ışık gözü yormuyor, o zaman loş veya karanlık bir ortamda niye okumuyoruz ki kitaplarımızı? Şaka tabii ki.. :)

Blog sahibi sensin.Şüphesiz ki istediğini yapmakta özgürsün.Benimki salt naçizane bir öneri idi.
Sevgilerle..

ömero dedi ki... 2 Şubat 2009 13:31  

Her şey aynı idi, biz ayrı demek için elimizden geleni yaptık,(:

GölGem dedi ki... 13 Şubat 2009 11:53  

Kusura bakma bu bölümü yeni gördüm. Yorum diğer başlıkta oldu. Bence blog güzel ve siyahı hep gizemli bulurum. Yakışmış.

H.Y. Ergün dedi ki... 15 Şubat 2009 19:51  

Uğrayıp ödülünüzü aldınız mı acaba? Dün mesaj bırakmıştım.

ömero dedi ki... 16 Şubat 2009 08:57  

(GölGem)
Merhabalar, hoş geldiniz. Bu güzel eleştiri ve yorumunuz için çok teşekkür ederim,
iyilikler,


(H.Y. Ergün)
Ergün hanım selamlar, birkaç gündür koşturuyorum, yeni bakabildim. Bu güzel ve anlamlı ödül için ne denir bilmiyorum, mutlu oldum. Bu aldığım ilk mim)

Şimdi uğruyorum, çok teşekkürler ve iyilikler,

Beyaz Ruya dedi ki... 6 Mart 2009 04:51  

Blogunuz etkileyici,ellerinize saglik.Sayfaniz da Yasar Guvenir'in Sensiz Saadet 33'lugunu bulmak beni cok mutlu etti.Simdi plagin pesine dusecegim :)

esen kalin,

-mka- dedi ki... 8 Mart 2009 02:07  

Hayırlı kandiller..

Bugün ettiğiniz tüm duâlar(ınız) kabul olunsun, inşaallah..

-mka-

Ömero dedi ki... 8 Mart 2009 03:52  

(Beyaz Ruya)
İlgin ve yorumun için teşekkür ederim. Umarın Bulursun...
iyilikler,


(-mka-)
Size de hayırlı kandiller dilerim.
iyilikler,

Adsız dedi ki... 22 Mayıs 2009 16:28  

Blogunuzu keşfettiğime kendi adıma çok sevindim. Harika olmuş. Oğlum Bulut'un adına daha da çok sevindim. 'Zannedersem' süppper bir öğretmeni var. Çok önemli ve herkese nasip olmaz diye düşünüyorum. Teşekkürler.

Ömero dedi ki... 24 Mayıs 2009 23:20  

Bir öğrencimin velisi blogumu bulabileceğini hiç düşünmemiştim. Kendi adıma ve blog için söyledikleriniz beni ihya etti...
iyi ve insana dair olan ne varsa paylaşmak için...
iyilikler,

sufi dedi ki... 1 Kasım 2009 20:10  

HOŞgeldin arkadaş özlemiştik seni.

Ömero dedi ki... 1 Kasım 2009 21:15  

Hoş buldum SUFİ, inan ben de özlemiştim...
Ahhh şu dünya işleri yok muuuu, ahhh...

begüm dedi ki... 25 Kasım 2009 23:57  

bu nasil bir blog, bu nasil bir edebiyat_?
nerden nereye.. hayatımda okudugum en guzel kitap derken onun her her seyini neredeyse ezbere biliyorken arastırma yapaym dedim ordan romanın arka kapak resmine ulastm (a thousans splendid suns)facebook ta ki Türk fun page sayfasna yuklemek isterken kimden almsm diye baktım ki bir blog sayfası! ordan ana profilinden takip ettiklerim kısmında bulunanlari okurken "anladım ki anlamak yetmiyor" cumlesini okudum ve bu blog sayfasina daldım biranda ilk gördügümde afalladm once bir.. sadece o var assagisi yok sandm dünyanin altında ummanlar varmıs..
kac sene de ben bu vasla ererim acaba?
tebrikler..

Ömero dedi ki... 26 Kasım 2009 08:14  

Merhaba Begüm, teveccüh buyurmuşsun. Çok Teşekkürler... iyilikler,

Scarlet dedi ki... 5 Ocak 2010 09:10  

Ben bu blogu gördükten sonra kendi blogumu kapatmak istedim :)Blogunda bahsettiğin,yazdığın, kısacası paylaştığın herşey o kadar güzel ki teşekkür ederiz...izlemekteyiz=)

Ömero dedi ki... 6 Ocak 2010 02:09  

Scarlet merhaba,
ben de senin yorumunu okuduktan sonra blogu kapatmak istedim inan... ama blogun meyli(atfı) var... Yine de çok teşekkürler, ihya ettin beni.
iyilikler,

OLCAY PINAR dedi ki... 22 Ocak 2010 14:41  

Gözlerim yoruldu birazcık blogu okurken ama değdi doğrusu. Çok güzel olmuş blogunuz, aklınıza, elinize sağlık.

kara kitap dedi ki... 27 Ocak 2010 14:33  

ömer bey,
bloğunuzu bulduğumdan beri ne kadar mutluyum anlatamam.işyerindeki bilgisyardan radyo dinleyemiyorum.ama sizin radyolarınız ve eklediğiniz müzikler sayesinde günüm renkleniyor.müzik bilginize hayran kaldım.aslında hemen her konuda birşeyler biliyorsunuz.sizi ilgiyle izliyorum.

Ömero dedi ki... 27 Ocak 2010 16:56  

Çok teşekkürler, iyilikler...

Ömero dedi ki... 11 Mart 2010 21:45  

yaratıcı blogger ödülü...

Esin hanıma, bu kıymetli ödülü verdiği için teşekkürler...
http://esinspiration.blogspot.com/2010/03/yaratc-blogger-odulleri.html

Dilara Çelik dedi ki... 5 Şubat 2011 05:58  

=) değişik bir yere benziyor,şimdiden sevdim ellerinize sağlık çok güzel olmuş

Ömero dedi ki... 5 Şubat 2011 13:29  

Teşekkürler Dilara, keyifli vakitler geçirmen dileğiyle...

Adsız dedi ki... 11 Nisan 2011 18:54  

‘’cut,copy, paste'’ jenerasyonu

‘’Gitarın Asi Çocukları ve Aşkları'’ yazıyorum Google’a.Albüm dağıtıma gireli bir ay oldu nerdeyse.Basında,yada diğer ortamlarda neler olduğunu izlemek amacım.Hangi linke tıklasam büyük bir özenle hazırlanmış korsan dağıtım linkleri çıkıyor karşıma.Çok büyük bir hizmet yapmış gibi ‘’lütfen bir teşekkürü çok görmeyin'’bloguma dokunma'’gibi yazılar var altında.Blog açıp insanların emeklerini bok püsür gibi sağa sola asmak özgürlük onlar için , bunu engelleyenleri de demokrasi düşmanı görerek çok büyük bir gaspa uğruyormuş gibi ‘’bloguma dokunma'’ diyor tiki.
Sokaklarda öğrenciler yüksek harçları protesto için ,parasız eğitimin hak olduğunu savunmak için sopa yiyor.Nazi dönemini andıran tek tipe doğru giden bir eğilim genelde.Hemen hergün Beyoğlu’nda protesto yürüyüşü var.Libya’da askerlerimiz ne arıyor?Kadınlar neden şiddete maruz kalıyor?Genelde onbeş, yirmi kişilik kalabalıklar..Yanlarından şöyle bir bakıp geçiyoruz.2020 yılında memlekette,memlekette yaşayan insanların, ayıların,ineklerin,kuşun , böceğin kullanabileceği su kalmayacak.Hepsi satıldı.Güzel akan derelerimiz daha şimdiden çevresinde yaşayanlara yasaklandı. ‘Bloguma Dokunma!'’
Ulan senin yedi ceddine dokundular haberin yok be!
20 yıldır,en aşağılık, kadın satılan pavyonlardan tut da, uyuşturucu ortamlarına kadar heryerde,sanat mı ,zanaat mı yaptığını ayıramadan,yorgun ,uykusuz, sosyal güvencesiz,yarınsız çaldı müzisyenler..Çıktıları -çıkmaya çalıştıkları- programları yapanlar malı götürürken,hemen on dakika sonra tv kanallarının arka kapılarında hayatın gerçekleriyle başbaşa gördüm onları.
Şimdi o müzisyenlerin binbir zahmetle büyüttükleri notaları, bi paket sigara parasına satışa sundukları ürünü, sen ‘’bloguma dokunma'’ diyerek,bir yandan genetiği oynanmış gıdalardan yapılma ve albümün üç katı para ödeyerek aldığın hamburger menüyü iştahla ısrarak server’a yüklüyorsun..
Evet!Müzik ve sanat hakkın!Ama sen sevdiğin bir sanatçının albümü çıkacak diye heyecanla bekledin mi kuyrukta?Edindiğin albümü defalarca beynine kazıyarak dinledin mi?Hiç bir şarkı, sana yaşama sevinci yükledi mi?Dünyada tek, bir tane olduğunu hissettirdi mi?Ya da olmamış diye yıkıldın mı?
Cut,copy, paste jenerasyonusun sen!Hayatından biri yada birşey eksilirse aynı yöntemle başka bir yerden yapıştırıp kopyalayarak gideriyorsun eksiği.Ya da ‘’beğen'’ ‘’paylaş'’ ilkesiyle..
Bir süredir,senin yaptığın gibi yaşamaya çalışıyorum..Ben ‘’beğen'’ ‘’paylaş'’ yaptıkça sokaklardaki başkaldıran insanlar, özgür akan dereler,yüzüne bakılacak insanlar azalıyor..Beğenip ,paylaşılacak şeyler de..

Adsız dedi ki... 15 Kasım 2011 11:05  

Blogunuzu sayfamızda paylaştık, sizi de sayfamıza bekleriz; https://www.facebook.com/tumblogyazarlari

Adsız dedi ki... 1 Mayıs 2012 11:44  

Yakın zamanda mızıka aldım.Müzikle ilgili hiç bilgi sahibi değilim.Bana bu konuda yardımcı olabilir misiniz?

Ömero dedi ki... 1 Mayıs 2012 12:14  

Mızıkayla ilgili sizi yönlendirecek bir referansım yok, Yalnız bildiğim kadarıyla Tuncay Korkmaz'ın mızıka atölyesi var, istanbuldaysanız onun kursuna gidebilirsiniz.... link Tuncay'ın albümü.

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......