! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
Zaman'daki haber, beni bi hayli sevindirdi ve heyecanlandırdı. Cemil Meriç ve eserleri üzerine yapılan, çizilen onca az şeyden sonra, bu belgesel onu çoğaltma adına yapılmış iyi bir girişim olarak görülebilir. *Günlük Sohbetleri(Jurnal 1-2), Kırk Ambar, Bir Dünyanın Eşiğinde eserlerini bilenler bilir. Bilmeyenlere, okumayı sevenlere tavsiyemdir. Özellikle Jurnal'i ilgiyle okuduğumu söyleyebilirim.



Belgesel olarak daha öncede(C.Meriç hayattayken) 20 dakikalık bir deneme yapılıp, TRT'de yayınlanmış(1987). Bu kez daha kapsamlı bir proje olarak belgesel hâline getirilen bu yeni proje 40'ar dakikalık dört bölüm hâlinde hazırlanmış ve sonrasında da DVD'ye aktarılacak ve belgesel olarak gösterime çıkarılacakmış. Bunların hepsi Meriç adına güzel ve olması geren şeyler... Daha nice düşünce ve fikir adamının hakkı olan böylesi projeler, çoğalmalı ve biz mirasçılarına dağıtılmalıdır.

*Günlük Sohbetleri: Jurnal'in kelime anlamından esinlenilerek söylenmiştir.

Haberi Sayfasından Okumak İçin Tıklayın.



------------------

Jurnal'den Örnekler:

"Ne garip bir oyuncak şu insan! Yürür, konuşur ve acı çeker. 70 kilodur. Kendisine ve çevresine ait hiçbir şey bilmez. Bir nevi ıstırap makinesi. İplerini
başkaları çeker. Hantal ve şapşal bir robot. Neye sevinir bilinmez. Sınırsız olan hayalleri ve acı kabiliyeti. Etten bir kafes ve aciz içinde kıvranan bir ruh. Vücut araba, akıl arabacı. Ama gözleri bağlı arabacının, arabaya hükmeden, atlar... Buda haklı: Var olmak için yok olmak lazım, parça bütüne kavuşacak ki hasret dinsin. Bütün musiki, bütün şiir, bütün aşk, bu bir çuval kemik, bu asi ten, bu aptalca endişeler ne olacak? Ne olacağını bilen var mı? Kader hep oynayamayacağı roller yükler insana ve ıslıklar. Alkışlar sahtekarların..."

- - -


Jurnal-2
Olmak veya olmamak, hayat ve ölüm. O kadar iç içe, o kadar kucak kucağa ki. Ve insanı deli eden, olabileceğin, olması gerekenin parmaklarımızdan kayıvermesi. Trajedi bu. Kırmızıya oynayayım derken siyaha oynamak. Bir kere kırmızıya oynadınız mi geriye dönemiyorsunuz artık.


- - -

Jurnal-2
"Yaşamak veya yaşamamak. Yıllardır bu iki zıt arzunun pençesindeyim. Hayat, acılarımın sisli camı arkasında kâh bir kâbusa, kâh bir heyulaya benziyor. Bazen komedilerin en adisi. Bazen trajedilerin en dayanılmazı. Ve içimdeki cehennemden habersiz bir dünya..

Kitaplardı benim oyuncağım. Onları elimden aldılar. Önce insanlar aldı, sonra kendileri kaçtılar benden. Ve kadınlar ki, ölüm kadar güzeldiler..

Duyguları kapıda bekletiyorum. İçerde yabancılar var. Kapıyı açtığım zaman, kimseyi bulamıyorum dışarıda..

Yasamak bir fırtınaya kapılmak, yanmak, ağlamak yani sevilmek. Yaratmaksa mumyalaşmak, fırtınanın yani hayatın dışında kalmak yabancılaşmaktır."

(Cemil Meriç, Jurnal 2, s.141-142)

---
Kitaplarına, eserlerine ve bağlantılarına ulaşmak için kendi sitesini ziyaret edebilirsiniz..


Cemil Meriç
( 1916 - 1987 )

4 Yorum:

Enis Diker dedi ki... 12 Aralık 2008 17:59  

Cemil Meriç Arafta bir düşünce adamı. Hakikatin peşinde, eleştiren, eleştiriye açık biri. Onu anlamak bu yüzden zor gibi geliyor. Belgeslini yapanın da böyle olması gerekir. Yoksa gene bir zaviyenin penceresinden bakmak, onu sınırlamak olacaktır.

ömero dedi ki... 12 Aralık 2008 19:19  

Dediklerine katılıyorum Enis, ama gene de hiç olmamasından iyidir diye,,, hem bu tarz girişimler daha iyilerini yapmak için, başkalarına fikirler verebilir.

Türkiye'de kaç kişi Meriç'i bilir ki, bilenlerin de çoğu ya akademisyen ya da denkleştiğindendir.

Tabiî dediğin gibi gönül ister ki böyle bir düşünce adamına yakışır, düşünce adamları el atsın, ağırlığının altına girsin.

Bilmeyenler adına yine de güzel...
Yorumun ve ilgin için teşekkürler.

ayvakti dedi ki... 13 Aralık 2008 20:21  

kızını tanırım hani şu ardındaki görünmeyen ..
slüet..


İnanılmaz bir alçak gönüllük..

yazılarından bir bölümünü yayınlamıi idim blogumda,bakarsanız seviniriz..

anlamk güç geldiği için kimse yorum yazmıyor..

Belki güzel manalı bir yorum bırakırsınız..

Evet yakında o belgeselinide izliyeceğim kısmetse,sekisini izlemiştim..

ömero dedi ki... 25 Aralık 2008 21:45  

ayvakti:
Ben de haberlerden,
anca bakabiliyorum. Birazdan oradayım.(:

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......