! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
Filmi ne gariptir ki annemle birlikte izledim ki normalde iki satır bile okumaktan uzak olan annem oturup bu alt yazılı filmi zorlandığı hâlde izledi. İnsana yakın olan şeyleri, ister istemez kişi yakalıyor ve takip etmek istiyor. Annem içinde bu böyle oldu sanırım. Odama başka bir şey için girmişti ama işi bittiği hâlde çıkamadı... Film bittiğinde ise "Ömer bu nasıl bir filmdi? Hasta etti beni!" dedi. Ah anacığım dedim, bu ekranlardaki pempe(pembe bile değiller) dizilere benzemez... Vurur işte böyle yüreğinin şakına, nasıl olduğunu şaşarsın...
Apokalipto filmini de aynı denk gelmeyle izlemiş ve hemen hemen aynı tepkileri vermişti... Sorun şu ki, sanırım ikimiz de tam olarak ağlayamadık. Bu yüzden ben filmi bir kez daha yalnız başıma izledim.

Filme dönecek olursak, görünen ve Görünmeyen üzerine şekillenmiş sağlam ama yalın bir dil anlatımıyla işlenmiş, son zamanlarda izlediğim en iyi film diyebilirim.


Görme ve Görmeme meselesine gelince: Bir şeyin temelde sayıca az niteliği olmasına karşın, genele ilişkilendirdiğimizde bu sayı ya da bağlantılar bir hayli fazladır.


Basitçe temellendirirsek bir şeyde: Renk, şekil, ses(anlam), doku, öz madde ve tat(koku)gibi unsurlar yer alır ama bunların diğer temel niteliklerle bağlarından nerdeyse sonsuz bir zincir oluşur. İşte bahsi geçen bu bağlantılardan "rengi"(görmeyi) çıkardığımızda bu zincir hep bir yerlerde kopuk olur ve görme işlevi yoksa bu kopukluğu başka hiçbir şey tamamlayamaz. Tam bu noktada filmde şunu anladım ki bu nitelikleri eksiksiz algılayan biri bile, Görme yetisi olmayan bir kişinin tamamladığı diğer bağlantıları gözden kaçırabiliyor.

Derinden(gözlerimin gördüğünden) daha derin bir yerlerin nasılda kör olduğunu, bu filmle başka bir açıdan yeniden görmüş oldum. Parçalayıcı nesnelerden hiçbiri olmadığı halde, nasıl bir iç parçalanıyorsa işte öyle oldum. Gördüğümden utandım...



Film için çok şey söylenebilir ama izlemeyenler için fazla açmadan, fragmandan ve vikiden aldığım tanımlamalarla fikir edinilebilir.


Filmin Künyesi:

Tür : Dram
Yönetmen : Majid Majidi
Senaryo : Majid Majidi
Görüntü Yönetmeni : Mohammad Davudi
Müzik : Alireza Kohandairy
Yapım : 2000, İran , 90 dk.

Oyuncular:

Hossein Mahjoub (Baba)
Mohsen Ramezani (Mohammad)
Farahnaz Safari (Abla)
Elham Sharifi (Kardeş)
Salameh Feyzi (büyükanne)


Cennetin Rengi 1999 İran yapımı dramatik filmdir.Özgün adı Rang-e khoda dır. İngilizce konuşulan ülkelerde The Color of Paradise adı ile gösterime sunulmuştur. Özgün ismi Tanrının Rengi anlamına gelmektedir. Majid Majidi 'nin senaryosu yazıp yönettiği filmin önemli rollerinde Hossein Mahjoub , Mohsen Ramezani ve Salameh Feyzi oynamışlardır.Film çevresini sadece dokunarak ve duyarak anlamaya çalışan görme engelli küçük bir çocuğun dünyasını masalsı bir üslupla anlatır.

Küçük Muhammed (Mohsen Ramezani),Tahran 'daki bir körler okulunda yatılı olarak eğitim görmektedir. Kör olarak doğmuştur ve çevresindeki dünyayı dokunarak ve işiterek anlamaya çalışmaktadır.Okulu yazın tatile girdiğinde babası onu almak ve köyüne götürmek üzere okula gelir. Muhammed'in annesi ölmüştür ve babası yeni bir evlilik planlamaktadır.Özürlü bir çocuğun evlilik planlarını bozacağından endişelenen baba sürekli olarak ondan kurtulmak için çareler arar. Köyde ise Muhammed'i yazı birlikte geçirecekleri sevecen iki kız kardeş ve yaşlı ninesi beklemektedir.

  • Filmin yönetmeni Majid Majidi'nin bir önceki filmi Bacheha-Ye Aseman (Cennetin Çocukları) (1997) Amerikan Akademi Ödülü'ne aday gösterilen ilk İran filmi olmuştu. "Cennetin Rengi" ise bir Asya filmi olmasına rağmen ABD'de gişe rekoru kırarak yine bir ilki gerçekleştirmiş ve dikkatleri tekrar yönetmenin üzerine çekmişti.
  • Filme çeşitli yarışmalarda 10 ödül verilmiş, 8 kez de ödüle aday gösterilmiştir.
  • Film İran dışında ilk kez 1 Eylül 1999 'da Kanada 'da Montréal Film Festivali'nde gösterilmiştir. Bu festivalde "Büyük Amerika Ödülü" yönetmen Majid Majidi'ye verilmiştir.
  • Filmdeki çocuk oyuncu Mohsen Ramezani (Muhammed) gerçek hayatta da görme özürlüymüş. Kaynak: viki










2 Yorum:

Zamandan Sızan...KIYMET dedi ki... 17 Mayıs 2009 09:11  

O kadar özel bir film oldu ki benimde yaşamımda..Bir de izlemediysen aynı yönetmenden Cennetin Çocukları "Chıldren of Heaven" var ki adamı paçavraya çeviriyor..Ben Cenettin Çocukları filminden sonra İran sinemasına merak sardım müthiş filmler yakaladım tavsiye ederim..

Ömero dedi ki... 17 Mayıs 2009 11:08  

Kıymet merhaba, bu filmi sende görmüştüm... Öylesine hissederek izlemiş ve yorum yapmıştın ki o meraktan bulup izledim ben de... evet ister istemez yeniden sorguluyor insan, görme meselesini. Cennetin Çocukları'nı izlemiştim... dediğin gibi paçavraya çeviriyor insanı. Bir ayakkabı üzerinden ancak böyle anlatılır iki kardeşin kardeş olma noktaları...

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......