! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
Çevrildiği dönemden midir yoksa oyuncuların içtenliğinden mi bilinmez filmde kurmaca nerdeyse hiç hissedilmeyen bir havada geçiyor ve film başladıktan kısa bir süre sonra sizi sarıp sarmalıyor.

1950 İtalya'sında, bir adada zorunlu olarak yaşayan Neruda ve adada yeni postacılığa başlayan Mario'nun aşk, şiir ve bir parça da politik göndermelerle dolu izlenesi bir film.

Özellikle Mario'nun oyunculuğundaki doğallık iz eden cinsten ve ayrıca Mario'nun filmin senaryosunda da katkısı var !!!

Yönetmen Michael Radford'un Venedik Taciri filmi de izlenesi filmler arasında.






Fragman: Postacı - il Postino - 1994


Filmin Künyesi:

Tür : Dram / Romantik
Yönetmen : Michael Radford
Senaryo : Michael Radford , Anna Pavignano , Massimo Troisi , Antonio Skármeta (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Franco Di Giacomo
Müzik : Luis Enríquez Bacalov
Yapım : 1994, Fransa / İtalya / Belçika , 108 dk.

Oyuncular:

Philippe Noiret (Pablo Neruda)
Massimo Troisi (Postacı Mario Ruoppolo)
Maria Grazia Cucinotta (Beatrice Russo)
Renato Scarpa (Telgrafçı)
Linda Moretti (Donna Rosa)

1950'lerde İtalya'daki küçük bir adadayız. Dünyaca ünlü Şilili komünist şair Pablo Neruda, siyasi sebeplerle ülkesi dışında yaşamak zorunda kaldığı sürenin küçük bir kısmını burada geçirir. Mektuplarını taşımakla görevli postacı naif Mario, Neruda'yla kısa zamanda mesafeli bir dostluk kurar. Usta ozanın verdiği tüyolarla hem içindeki şairi ortaya çıkarır hem de esmer güzeli Beatrice'nin kalbini kazanır.

Neruda genç adama sosyalist fikirlerini aşılar ve kendini gerçekleştirmesine yardımcı olduğu Mario'nun gözünde giderek ilahlaşır. Ama usta ozanın peşindeki siyasi rakipleri bir yerde çok uzun süre kalmasına engel olmaktadır. Ayrılık vakti yaklaşır.

Yönetmen Antonio Skarmeta'nin 1983 yapımı Ardiente Paciencia isimli filminin bir remake'i olan Il Postino, orijinalinde 70'lerde Şili'deki bir sahil kasabasında geçen olayları 50'lerin İtalya'sına taşıyor. Orijinalinin aksine politik olaylara fazla bulaşmadan kolay yenilir yutulur bir film olmayı biliyor ve tarihte En İyi Film Oscarına aday gösterilen çok az sayıdaki yabancı filmden biri olarak kayda geçiyor.
Kaynak: beyazperde

Diyaloglar:

---------------------
Mario:
Don Pablo, günaydın. Sizinle konuşmalıyım.
Neruda:
Bu önemli olmalı. Nefes nefessin.
Mario:
Çok önemli. Âşık oldum.
Neruda:
Önemli değil. Panzehiri var.
Mario:
Hayır yok! Çözüm istemiyorum. Hasta kalmak istiyorum.
Âşığım, gerçekten âşığım.
Neruda:
Kime âşıksın?
Mario:
Adı Beatrice.
Neruda:
Dante. Dante Alighieri.
O da Beatrice'e âşık olmuştu.

(aynı filmden başka bir diyalog)

Bir erkek sana kelimeleriyle dokunmaya başladığında
elleri uzakta değildir...

Film Müziğinden:

-----------------------------------------

Pablo Neruda
( 1904 - 1973 )
Şili'de demiryolu işçisi bir baba ve öğretmen bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Annesini çok küçükken kaybetti. 13 yaşındayken yerel "La Mañana" gazetesindeki bazı makalelerle katkıda bulunmaya başladı. 1920'de "Selva Austral" isimli edebiyat dergisinde "Pablo Neruda" adıyla yazmaya başladı. Şair, bu takma ismi Çek şair Jan Neruda'da anısına seçmişti. Daha sonra bu isim yasal adı olarak kalmıştır. İlk kitabı Crepusculario 1923 yılında yayınladı. Sonraki sene şairin en tanınmış ve pek çok dile çevrilmiş olan eserlerinden Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı(Veinte poemas de amor y una cancion desesperada) basıldı. Edebi çalışmalarına devam ederken, bir yandan da Santiago'daki Şili Üniversitesi'nde Fransızca ve pedagoji okudu. 1927-1935 arası hükümetin elçisi oldu ve Burma, Seylan, Java, Singapur, Buenos Aires, Barselona ve Madrid'te görev yaptı. Bu dönemde yazdığı şiirler ezoterik sürrealist şiir kitabı "Residencia en la tierra" (1933)da toplanmıştır.
Kaynak ve devamı için tıklayın...



Şiirinden bir örnek:

-------------------------
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim

Şöyle diyebilirim: "Gece yıldızlardaydı
Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler"

Gökte gece yelinin söylediği türküler

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler

Bu gece gibi miydi kucağıma aldığım
Öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler

Hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim
Sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler

Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi
Çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler

Sevgim onu alakoymaya yetmediyse ne çıkar
Ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler

Yürek zor katlanıyor onu yitirmelere
Uzaklarda birinin söylediği türküler

Bakışlarım kovalar onu tellim her yerde
Bakışlar sanki onu bana getirecekler

Böyle gecelerdeydi ağaçlar beyaz olur
Artık ne ben öyleyim ne de eski geceler

Sesim arar rüzgârı ona ulaşmak için
Şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler

Şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi
Sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler

Sevmiyorum doğrudur, yürek bu hâlâ sever
Sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer

Bu gece gibi miydi kollarıma almıştım
Yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler

Budur bana verdiği acıların en sonu
Sondur bu onun için yazacağım dizeler

Pablo NERUDA

Çeviri: Hilmi YAVUZ
Diğer şiirler ve ayrıntılar için tıklayın...








2 Yorum:

нєѕρєяυѕ dedi ki... 16 Temmuz 2009 23:34  

Ayrıca Yitik Mektuplar adlı bir şiiri daha var Pablo Neruda'nın. Universitedeyken oda arkadaşımın aldıgı antolojilerden birinde okumuştum. Hatta bir günlüge yazmışım o şiiri, geçenlerde aradım, yazarı yok.Bu kadar olur, 1-2 hafta oldu ancak. Kimin oldugunu aradım.Öyle böyle derken filme kadar ulaştım ama izleyemedim henüz... Acaba o şiirde filmde bahsedilen zamanlardan mı?

Ömero dedi ki... 18 Temmuz 2009 19:49  

Merhaba Gizem,
Yanlış hatırlamıyorsam filmde Neruda şiirlerinden bahsedilmiyor, şiirle ilgi poetikası var arada bir yerlerde... daha çok sürgün olduğu yıllarda bir vakit geçirdiği adadaki günleri, siyasi duruşu ve bir postacıyla olan diyalogları mevcut..
ama şiiri seven biri olarak beğeneceğin bir film diyebilirim...
iyilikler,

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......