! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
(1810-1856)

Schumann'ın oda müzi için bestelediği ve toplam 7 cd'den oluşan çalışmaları bu seride yer alacak. İlk olarak 1 ve 2. cd'ler sonrasında da serinin geri kalanlarını paylaşmaya devam edeceğim. Özellikle oda müziği için yaptı bestelerde dinginlik ve sonrasında gelen hareketlilik hemen fark edilecektik.

Oda Müziği:

Bir orkestra kadar büyük, çeşitli ve her çeşitten sayıca çok olmayan bir çalgı grubuyla yapılan müzik şekli. Ortalama bir orkestra 40-70 kişiden oluşup, 12 birinci keman, 10 ikinci keman, 8 viyola, 8 viyolonsel, 4 kontrabas, 4 korno, 2 trompet, 2 trombon, 3 klarinet, 3 flüt, 3 obua, 3 fagot, 1 timpani gibi bir kapsama sahip olabilirken, bir oda müziği grubu 2 ila 10 kişi kadar olur, ve aynı çalgıdan çok fazla bulunmaz, bir veya iki tanedir.

Örneğin, bir klarinet-piyano sonatı da bir oda müziğidir, bir yaylı dörtlü de. Hatta 10 kişilik hayvanlar karnavalı da bir oda müziğidir ama iki kişilik oda müziğini eşlik ile karıştırmamak gerekir, zira "klarinet piyano sonatı" ile "piyano eşlikli klarinet sonatı" aynı şey değildir.
Robert Schumann, Almanya’daki Romantik hareketin öncülerinden birisi olan Alman besteci, eleştirmendir. Kaynak: uludagsozluk







8 Haziran 1810’da Almanya’nın Zwickau kentinde doğan Robert Schumann, kitap satıcısı Friedrich August Schumann ile Johanna Christiane Schnabel’in beş çocuğundan en gencidir. Gençliğinde babsının kitaplığındaki Lord Byron ve Sir Walter Scott’un romantik hikâyelerini okuyan Robert, şair olmayı hayal ederdi. Müziğe de yeteneği olan Robert, küçük yaşta piano dersleri aldı ve babasının teşviğiyle küçük parçalar bestelemeye başladı. Edebiyat ve müzik, Schumann için sanatsal yaratıcılığının ortaya koymada kullanabileceği iki ayrı araçtı ve ileriki yıllarda piano çalma olanağını yitirince yeteneklerinin çift yönlü gelişmesinin büyük faydasını gördü.

Schumann, 1826’da babasının ölümünden sonra şiir yerine müziğe ağırlık vermeye karar verdiyse de annesi onun ticarete yönelmesini istiyordu. 1821’de annesinin ısrarıyla hukuk öğrenimi için Leipzig’e gitti fakat orada zamanını müzik, edebiyat ve çeşitli sosyal faaliyetlerle geçirdi. Piano dersleri aldı ve besteler yaptı. Zamanla annesini hukuk değil, pianist olarak kariyer yapması konusunda ikna etti. Piano öğretmeni Friedrich Wieck’in ailesinin Leipzig’deki evine taşındı ve yoğun bir çalışma sonucu pianoda virtüöz seviyesine ulaştı. 1832’ye kadar önemli piano eserlerinin bir kısmını yazdı. Fakat kısa bir süre sonra ellerindeki bir sakatlık sonucu piano çalamaz oldu. İddialara göre elindeki problem, parmaklarını güçlendirmek için kullandığı bir makineden kaynaklanmıştı; başka bir iddiaya göre frengili bir yaranın iyileşmesi için uygulanan tedavinin sonucuydu. Sağ elinin orta parmağını kullanamaz olunca besteci-pianist yerine besteci-eleştirmen kimliğine büründü ve kararlılıkla beste yapmayı sürdürdü.
Kaynak ve daha fazlası için tıklayın.


Oda Müziği ile ilgili ayrıntılı bilgi:

Orkestra müziğinden farklı olarak, az sayıda müzikçiden oluşan küçük topluluklarca, konser salonundan daha küçük bir salonda çalınır. Oda müziği toplulukların­da orkestra şefi yoktur. Toplulukta uyum sağlama ve yönetme işini genellikle çalgıcılar­dan biri yürütür. Örneğin, bir yaylı çalgılar dörtlüsünde bu işi birinci keman üstlenir.
Geleneksel oda müziği topluluğu "yaylı çalgılar dörtlüsü" biçimindedir. Bu iki ke­man, bir viyola ve bir viyolonselden oluşur. Öteki oda müziği toplulukları şunlardır:

İkili: Keman ve piyano ya da ender olarak iki keman, bazen de keman ve viyola.
Yaylı çalgılar üçlüsü: Keman, viyola ve viyolon­sel (çello).
Yaylı çalgılar beşlisi: İki keman, iki viyola ve bir viyolonsel ya da bazen iki keman, viyola ve iki viyolonsel.
Yaylı çalgılar altılısı: İki keman, iki viyola ve iki viyolonsel.
Yaylı çalgılar sekizlisi: Piyano ve yaylı çalgılar. Piyanolu üçlü: Keman, viyolonsel ve piyano.
Piyanolu dörtlü: Keman, viyola, viyolonsel ve piyano.
Piyanolu beşli: Piyano ve bir yaylı çalgılar dörtlüsü.

Ayrıca flüt, obua, klarnet, korno ve fagot gibi üflemeli çalgılardan oluşan oda müziği toplulukları da vardır.
Oda müziğinin kökeni, 16. yüzyılda İtalya' da bestelenen canzone'iere (şarkı), madrigal-lere ve İngiltere'de Elizabeth döneminde (16. yüzyılın ikinci yarısı) yaylı çalgılar için beste­lenen "fantezi"lere dayanır (bak. Madrìgal). O dönemde evlerde aileler klavyeli bir çalgı eşliğinde, yaylı çalgılar için bestelenmiş yapıt­ları çalarak kendi aralarında eğlenirlerdi. Dönemin en ünlü oda müziği bestecileri William Byrd, Thomas Morley ve Alfonso Ferrabosco'ydu.
Oda müziği 17. ve 18. yüzyılda Avrupa'da daha da yaygınlık kazandı. 17. yüzyılın sonun­da İtalyan besteci Arcangelo Corelli "üçlü sonat" adıyla yeni bir oda müziği türü yarattı. Üçlü sonat sürekli bas'tan ve iki keman ya da iki flütten başka bir de klavsenden oluşuyor­du. Sürekli bas bir çalgı değil, kontrbas ya da viyolonsel ile çalınarak armoniye temel sağla­makta kullanılan bölümün adıydı. Bu durum­da üçlü sonat için dört çalgıcı gerekliydi. Corelli'nin üçlü sonat formu sonradan Henry Purcell, Jean Loeillet, Georg Friedrich Hän­del, Georg Philipp Telemann ve Johann Sebastian Bach gibi besteciler tarafından da kullanıldı ve geliştirildi.
Oda müziğinde önceleri tek bir çalgıya ağırlık verilirdi. Ünlü besteci Joseph Haydn çalgıların eşit derecede görev aldığı ve tümü­nün kusursuz bir uyum içinde kullanıldığı yaylı çalgılar dörtlüsünü yarattı. Haydn 1760'lardan 1809'da ölünceye değin yaylı çal­gılar dörtlüsü için 82 parça besteledi. 18. yüzyıl oda müziğinin klasik dönemi sayılabi­lir. Joseph Haydn, Wolfgang Amadeus Mo­zart ve Ludwig van Beethoven bu müziği geliştirip zenginleştirdiler. 18. yüzyılda soylu­ların konaklarındaki toplantılarda oda müzi­ğinin ağırlıklı bir yeri vardı.
19.yüzyılda Robert Schumann, Johannes Brahms, Aleksandr Borodin, Felix Mendels­sohn ve Antonin Dvorak yapıtlarıyla oda müziğine önemli katkılarda bulundular. Aynı dönemde, daha çok izleyici önünde çalmak üzere profesyonel dörtlüler oluşmaya başladı. Bu ilk topluluklardan en ünlüsü kemancı Joseph Joachim'in kurduğu yaylı çalgılar dörtlüsüydü.
20.yüzyılda, müzik dünyasının yeni arayış­lara yöneldiği bir dönemde oda müziği Béla Bauók, Dmitri Şostakoviç, Claude Debussy, Maurice Ravel ve Aaron Copland'ın yapıtla­rıyla daha da zenginleşti. Oda müziğinde insan sesine yeniden yer verilmeye başladı. Oda müziği, özellikle yaylı çalgılar dörtlülerindeki kusursuz denge ve uyum açısından birçoklarınca en "katıksız" müzik biçimi sayıl­maktadır.
Kaynak: MsxLabs & TemelBritannica



1 Yorum:

Keman Kursu İzmir dedi ki... 3 Ocak 2016 17:36  

Robert Schumann hakkında çok detaylı bilgiler içeren bir paylaşım olmuş. Emeğinize sağlık.

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......