! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
Halk edebiyatımızda önemli bir mihenk taşı olan Yûnus Emre, dergâhına eğri odun bile sokmayacak kadar kendini pişirmiş, bu olma sürecinde kendini ve varlığını şekillendirmiştir. Daha önce de Yûnus Emre ile ilgili SIRLAR'a değinmiş ve hislerim boyutunda açıklamaya çalışmıştım.

Bu dörtlükte ise Yerin ve Göğün arasında-arafında- kalan Yûnus'un hislerine kısa da ola değinmek istiyorum.
Bahsi geçen dörlük:
........

Âsi kulum defterine bak derse
Yüzün karaları gör ne çok derse
Yerin göğün arasından çık derse
Hayıf bana yazık bana vah bana

........

Yûnus şekil olarak cismi âlemde kendini görmez, var etmez. Onun varlık alanı daha ziyade "Gönül Âlemi"dir ve çektiği tüm sıkıntıların mekânıdır gönül. Dörtlükte sorgulayan bir bilinçten ve onun açtığı yaralardan bahsedilir. Akıldan kurtulma yolunda olan Yûnus bu derin sorgulamalarının defterine çizdiği karalardan muzdarip ve kendi adına kendinden şikâyetçidir.
Defterine yani amellerine eleştirel bir bakışla sorular yönelten Yûnus bu defterin tam da istenen bir defter olmadığının sonucuna varır ve bu kara defterin kendisine yüklediği sorumluluk altında kendiyle hesaplaşır. Yüzünün karalarını ortaya dökmekle devam eder sorgulama ve nihayetinde insana ayrılmış olan "Yer ile Gök ve onun arası"nı kendine dar eder ve yerin göğün ağzından kendini bu aradan def eder. Def eder çünki Yûnus bu iki yaşamsal alanın arasında olup biten ne varsa iyi olan bir amel olması gerektiğinin farkındadır. Def eder çünki dergâhına taşıdığı odunlar gibi henüz dosdoğru değildir-olamamıştır-. Bu olmama hâli Yûnus'un yanma hâllerinden biridir ve kendini son satırda acıyarak eleştirir ve sonuca varır "Hayıf bana yazık bana vah bana".

Varılmak istenen menzil aslında kısa ve zorlu bir menzildir. Bu yolda kendini biçimlendiremeyen gönül kendini hayıflar ve aynı zamanda da kendine acır. Bu sancılı ve zahmetli bir tespittir; ki Yûnus kendini bu tespitiyle aslında menzile ulaştırmış ama yetinmediği için daha doğru olana yol alma arzusuyla yanıp tutuşturmaya devam ettirmiştir.

Dörtlükte beni sarsan nokta ise Yerin ve Göğün ağzını bulması ve Allah'ın sorgusuyla kendine seslenmesi olmuştur; ki böyle bir seslendirmenin de Yûnus'un nasıl bir algı âleminde var olduğuna iyi bir örnek sayılabilir....

Dörtlüğün öncesi ve sonrasının da yine aynı çember içinde gezindiğini rahatlıkla görebilir ve Yûnus'un diğer yanma şekillerine göz atabilirsiniz..


Şiirin tamamı:
---------------------------
Murâdıma maksûduma ermezsem
Hayıf bana yazık bana vah bana
Kâdir Mevlâm cemâlini görmezsem
Hayıf bana yazık bana vah bana

Dâima isyandır hep benim işim
Nic'olur kabirde ol garip başım
Dûadan unutman eşim kardaşım
Hayıf bana yazık bana vah bana

Âsi kulum defterine bak derse
Yüzün karaları gör ne çok derse
Yerin göğün arasından çık derse
Hayıf bana yazık bana vah bana

Okumayıp defterimi şaşırsam
Mahşer yerlerinde derde düşersem
Mü'min kullarından ayrı düşersem
Hayıf bana yazık bana vah bana

Derviş Yûnus Arasat'a varırsam
Yüzüm karaları anda görürsem
Defterimi sol elime alırsam
Hayıf bana yazık bana vah bana

Yûnus Emre
--------------------------------

Yûnus Emre'nin şiirleri Divanda toplanmıştır. Şiirler aruz ölçüsüyle ve hece ölçüsüyle yazılmıştır. Yûnus Emre'nin en önemli eseridir. Onun bütün fikir dünyası ve sanatının mükemmelliği bu eserde ortaya çıkar. Divan da yer alan şiirler genellikle hece vezniyle yazılmıştır fakat aralarında aruzun değişik kalıplarıyla yazılmış olan şiirlerde mevcuttur. Şiirlerini genellikle gazel ve ilahi tarzda kaleme almıştır. 300 – 350 kadar şiirden meydana gelmektedir. Fakat ona isnat edilen şiirlerin sayısı bini geçmektedir. Vikiden...



Aksaray-Kırşehir sınırındaki Yûnus Emre türbesi.
Değer iddia edilen türbeler.


--------------------------------
*(Başlık şiirin kendi başlığı değildir "Başlıksızdır". Konuya uygunluğu açısından kendi seçimimdir.)

1 Yorum:

sufi dedi ki... 3 Mayıs 2009 08:23  

Koca yunus; "Hayıf bana,yazık bana, vah bana"derse bize ne demek düşer?Yüzümün karalarından dertlendim yine, sevgilerimle.

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......