! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
6 - 9 Ağustos 2009

Türk Ülkeleri Cumhuriyetleri ressamlarının eserlerinden oluşan TÜRKSOY özel koleksiyonu resim sergisi açılışı ile başlayacak olan Kültür ve Sanat Günleri, Nahçıvan-Azerbaycan Halk Dansları Topluluğu ve DÖSİMM El Sanatları Sergisi'ne ev sahipliği yapacak.

Etkinlikler, yaklaşık 200 yıldan fazla bir süredir var olan ve geçmişten günümüze ulaşmış Osmanlı mimarisine ait iki saraydan birisi olan İshak Paşa Sarayı'nın büyülü atmosferinde yapılacak. Kültür ve Sanat Günleri kapsamında Ankara Opera ve Balesi Carmina Burana Balesi'yle, dünyaca ünlü Tataristan Devlet Şarkı ve Dans Topluluğu kendilerine özgü gösteri ve şarkılarıyla, Türk Sanat Musikisi Sanatçısı Cem Kafkas beraberinde Saz Heyetiyle Doğu ile Batı arasında bir sanat köprüsü oluşturan İshak Paşa Sarayı'nda, tüm Ağrı halkıyla ve sanatseverlerle bir araya gelecek.

Geçtiğimiz günlerde 5. TÜRKSOY Fotoğrafçılar Buluşması kapsamında Ağrı Valisi Mehmet Çetin'in daveti üzerine Ağrı iline gelen ve başta İshak Paşa Sarayı olmak üzere Bayazıt Cami, Ahmedi Hani Türbesi, Nuhun Gemisi, Meteor Çukuru ve yörenin diğer kültür varlıklarını ve güncel yaşamı görüntüleyerek ölümsüzleştiren fotoğraf sanatçılarının eserleri de Kültür ve Sanat Günleri süresince Doğubayazıt'ta görülebilecek. Kültür ve Sanat etkinlikleri kapsamında Ağrı ili ve Patnos ilçesinde düzenlenecek sokak şenliklerinde ise, çocuklar Aydede Çocuk Tiyatrosu'nun oyun ve gösterilerini izleyecek. Ayrıca Açık Ceza İnfaz Kurumları Tiyatro Topluluğu da oyunlarını sergileyecek.
Kaynak: Cumhuriyet



Viki'den....
Bir inanışa göre, Eski Ahid'teki Tekvin babında Nuhun Gemisi'nin karaya oturduğu dağ bu dağdır. Fakat, Kuran'ı Kerim'de Nuhun Gemisi'nin "Cudi'ye oturduğu" belirtilmektedir. 1950'li yıllarda, havadan çekilen fotoğraflardaki gemiye benzeyen şekiller Nuh'un gemisinin bulunduğu yönünde yorumlandı, ancak daha sonra bu iddiaların asılsız olduğu ortaya çıktı.

Türkiye'nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı jeolojik konumu ve Büyük Tufan'dan sonra Nuh'un gemisi ne ev sahipliği yapması dolayısıyla efsanevi özelliği olan bir dağdır.

Kutsal kitaplarda da adı geçen Ağrı Dağının farklı dillerde birçok ismi vardır. Başlıcaları Ararat, Kuh-i Nuh, Cebel ül Haris'tir.


Ağrı Dağı'nın Iğdır'dan görünümü.
Marco Polo'nun hiçbir zaman çıkılamayacak dediği dağa ilk tırmanış, kayıtlara göre 9 Ekim 1829'da Prof. Frederik Von Parat tarafından gerçekleştirildi. İlk kış solo tırmanışı ise 21 Şubat 1970'te Dağcılık Federasyonu eski başkanlarından Dr. Bozkurt Ergör tarafından gerçekleştirildi. 1980'li yıllarda binlerce dağcı Ağrı Dağı'nı ziyaret etti. Ağrı'ya tırmanış 1990 yılında yasaklandı. 1998'de Dağcılık Federasyonu'nun bir grup dağcıya izin vermesiyle bu yasak kaldırıldı.
Ağrı






"AĞRI” ADI NEREDEN GELİYOR

Ağrı dağının adı zaman zaman değişik söylenmiştir. Çeşitli tarihlerde Ağrı’ ya Argı, Han Argı, Argurı, Arkuru, Ark dağı, Argı dağı denilmiştir. Selçuklular buraya yerleştikten sonra Eğri dağ, bilahare Ağrı dağ adını aldı. Zamanla Ağrı dağı, şekline dönüştü. Halk bazen Kire / kıra olarak da ad vermektedir.
1938’ den beri İl, sınırları içindeki Türkiye’nin bu en yüksek dağı olan Ağrı dağına izafeten AĞRI olarak isimlendirilmektedir.

Bugün Batılılar ve Ermeniler Ağrı’ ya Ararat diyorlarsa da, bu adlandırma kasıtlıdır. Bazı din kitaplarında ve tarihlerde geçen Ararat yanlış olarak kullanılmaktadır. Tevrat’ ta “Ararat dağları” adı bir kez geçmekte, Ararak ülkesinden üç yerde bahsedilmektedir. Ararat, Urartular ile ilgili bir terimdir. Urartuların adı Tevrat’ ta “Ararat” diye geçmektedir.

“Urartu” adının bu kavme, güneydeki Samiler tarafından verildiği ve bunun “Ur-Ar-tu” ( Yukarı ülke, yüksek memleket) manasına geldiği ileri sürülmektedir. Hatta bu isimdeki “Ur” ( yukarı, yüksek) kelimesinin Sümerce’ den geldiği ve Akadlılarca Dicle- Fırat yukarılarının “Yukarı memleket” manasına böylece anıldığı kanaatine varılmıştır. Bu yüzden, Urartu ülkesinin en yüksek dağlarına da “Ararat dağları” isimleri verilmiş bulunuyor. Sonradan Musevilerle, Hıristiyanlar “ Tevrat” tan alarak bu adı Ağrı dağına alem etmişlerdir.

Küçük Arsaklı devleti zamanında memleket başlıca 15 eyalete ayrılmış; bunlardan hükümdarların yazlık ve kışlık başkentlerinin bulunduğu yukarı Aras boyu ve Ağrı dağı çevresinde ARARAT eyaleti adı verilmiştir.
Anlaşılacağı gibi, Ararat, Ağrı dağının adı değil, bu bölgenin Urartu ve Arsaklılar zamanındaki adıdır. Ağrı dağının eski Türkçe’ de “yüksek” anlamına gelen ağrı ve ağru kelimesinden geldiği öne sürülmektedir. Ayrıca ağrı kelimesinin Arapça’ da “ muhteşem” anlamındaki ağra ile ilgili olduğu da belirtilmektedir. Bu adlar, zamanla söylene söylene halk arasında Ağrı dağı olarak benimsenmiştir.

Ağrı ili’ nin tarihi, Doğubayazıt ile başlar. Zira Beyazıt, her devirde büyük, önemli ve starejik bir şehir olmuştur. Eski Beyazıt kalesi, Eski Beyazıt Camii ve İshak Paşa Sarayı, Doğubayazıt zengin bir tarihe sahip olduğunu göstermektedir. Beyazıt kalesi her devirden izler taşır.

Beyazıt’ a Urartular, sakalar, Hazarlar, Persler, Romalılar, Arsaklılar, İranlılar, Araplar, Bagratlar, Bizanslılar, Sulçuklular, Sökmenliler, Atabekler, Timurlular, Cengizliler, Celayirliler, İlhanlılar, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Osmanlılar egemen oldular ve Beyazıt kalesini kullandılar. Böyle sık sık İran baskınlarına uğradığı için, Beyazıt ancak 1578’ de Van Beylerbeyliği’ ne Sancak merkezi olarak bağlanabildi. 1744’ den sonra Erzurum eyaletine bağlandı ve 1924’ de kadar sancak merkezi olarak kaldı.

Osmanlı-Rus savaşlarında halkın kırgına tabi tutulduğu, şehrin tahrip edildiği yerlerden biride Beyazıt’ tır. Rus saldırılarında ilk olarak Beyazıt işgal edildi. XV.-XVIII. Yüzyıllarda İranlılar, 1828,1854, 1856,1877,1878 ve 1914-1918 yıllarında Ruslar işgal etti. 1878 de Ruslar Sancak merkezindeki Müslüman halkın bir kısmını Reven ve Gümrü’ ye sürdü. 1914’ te Ruslar bölgeyi işgal edince, Ermeni çeteleri şehir ve köyleri yakıp yıktılar; halkı vahşice katlettiler.

14 Nisan 1918’ de şehir Rus döküntüsü ve Ermeniler elinden kurtarıldı.
1924’te Beyazıt Vilayet, 1927’ de Karaköse’ ye bağlı ilçe oldu. 1934’te ilçenin adı Doğubayazıt olarak değiştirildi.
Kaynak: tarih

0 Yorum:

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......