! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
Çivi çiviyi söker deyimi kolay yutulur bir deyim değildir. Çünkü kökü acıya dayanır ve bu acı hayli işlevsel bir acıdır.

İnsan, bir yeri ağrıdığında ya da acıdığında canının orada toplandığını düşünür, bilir. Çünkü acı-hele gerçek acılar-öyle kolay çekilir, taşınır bir "yaratık" değildir. Evet acı bir yaratıktır ve insandan insana değişse de, bunun evrensel, ulusal, yöresel ve kişisel acı türleri(yaratıkları) vardır. En şiddetlileri kişisel acılardır ve eğer bu acı yeri(bulunduğu beden) kadar canavarlaşmışsa sonunda evrenselleşir.

Acıdan kurtulmanın tek yolu vardır, o da acının bitmeyeceğini kabullenme acısı. Evet yani yine ilacı kendisi gibi başka bir acıdır.

Bazı hikâyelerde ve masallarda bir acıyı bastırmak ya da başka bir durumun oluşumunu önlemek için kişinin kendine acı uyguladığı görülür. Uyumamak için elini kesen kralın oğlu gibi...

Saray bahçesindeki değerli bir elma ağacından her gece elma çalınıyormuş. Kral, bu olayı önlemek için başka da kimselere güvenemediğinden çocuklarına ağacın yanında nöbet tutturuyormuş. Nöbet tutan tüm çocukları gece uykusu geldiğinden uyuya kalıyor, sabah da uyandığında elmaların çalındığını görüyorlarmış. En son, içlerinden biri, bir gece dayanmış ve uyumamış ama bu uykusuz geçen gece epey zor geçmiş. Kral, elmaların çalınmamasına çok sevinmiş. İkinci gece bu kez uyku daha beter bastırmış ama kralın oğlu yine de uyumamış. Kral gene çok sevinmiş; fakat üçüncü gece kralın oğlu uykuya yenik düşecekken aklına belindeki hançeriyle elini kesmek gelmiş. Düşünmüş ki elini keserse, elinin sancısından uykusu kaçar ve uykusuzluk acısını unutur...

evet bu ve buna benzer durumlar hayatta pek çok kez oluyor. İnsan, acısını dindirmek için başka açılara sarılabiliyor. Buradaki sarılmak deniz-yılan durumunu hatırlatmıştır sanırım. Velhasıl-ı kelâm, insan gerçek acıyı görür, çeker umarım.

Ö.S.D.
Mayıs 2009

2 Yorum:

sufi dedi ki... 9 Kasım 2009 03:27  

Ben de tam şu anda uykusuzluğun acısını başka bir acıyla unuttuğum andayım. Bu yazı tesellim oldu çok şükür. Gidip yatmalıyım, sevgilerimle.
Elmalar ne olacak?

Ömero dedi ki... 10 Kasım 2009 23:14  

Merhaba sufi,
Umarın o geceden eser kalmamıştır, kalmasını da istemem senin adına. İnşallah acılar, hakkımızı verir de gülüşler kalır geriye...

Elmalara gelince,
onlar o günden sonra hep ağaçta kaldı, ve yalnız uyumayanlar yiyebildi o elmadan (:
iyilikler,

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......