! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
Yazı, Radikal'in Kültür Sanat bölümünde 06.12.2009 tarihinde Eray Aytimur tarafından kaleme alınmış ve seçki albümlerin önemi üzerine kısa bir değerlendirme yapılmıştır.



Eray Aytimur / kaynak Radikal
Çok ilgilendiğim bir başlığın içini doldurmadığı sürece derleme ya da seçki olarak tabir ettiğimiz ‘compilation’ albümlerden doğrusu hoşlanmıyorum ve bunların hemen hepsini haddinden fazla kurgusal buluyorum. Çünkü literatür oluşturma amacıyla değil; çoğu zaman eğlendirmeye, muhtelif marka imajlarını desteklemeye ve özel günleri kurtarmaya yönelik hazırlanıyorlar. Böyle olunca da dirim konisini müzikle dolduranların zevk almasına imkan ve ihtimal kalmıyor. Buna karşılık her şeyin olduğu gibi müziğin de garantisini isteyen günümüz tüketicisi için durum biraz daha farklı. Çünkü derleme albümler keçiboynuzunu tümüyle kemirmeden daha çok tad devşirebilmeyi vaat ediyor ve dolayısıyla rağbet görüyor. Zahir, aynı garanti, single’lar için de var ancak birkaç parçanın dişinin kovuğuna gitmeyeceğini düşünenler bu formata katiyen itibar etmeden, derlemelere ilgi göstermeyi sürdürüyor. İşte bu nedenle yapım ve yayımcılar telif engeline takılmadıkları alışılmış parçalardan müteşekkil içeriklerle ‘compilation’ kalemini bir güzel değerlendirip, müziğin dijital isyanlarına hiç değilse kontratak geliştiriyorlar.
Dıdısının dıdısına bağlı gerekçelerle seçki sayısı gitgide artarken dinleyiciye hiç değilse Artist Müzik’in son yayımladığı ‘Unforgettables-65 Great Songs Ever 1950-1980’ gibi nitelikli olanları fark etmek kalıyor. Hakikaten titiz bir çalışmayla, orijinal kayıtlara sadık kalınarak hazırlanmış ‘Unforgettables... Ömrümün sonuna dek duymasam, eksikliğini yine hissetmeyeceğim My Way’in yer almadığı bir nostalji derlemesine kavuştuğumuz için şahsen çok memnunum. Kaldı ki ‘Vosvos’larla gezilen zamanların, TRT ekranlarından heyecanla izlenen Eurovision ve San Remo Şarkı Yarışmaları’nın, ‘Boğaz Köprüsü’nden yürüyerek geçilen yılların Unutulmaz 65 Şarkısı’nı bir araya getiren’ herhangi derlemede, permütasyon değişse bile kombinasyon zinhar değişmez ve bu 65 parça üç aşağı beş yukarı aynı kalır. Fakat Unforgettables...’ı muadilleri arasında özel ve güzel kılan yanları da yok değil. Örneğin incecik bir zevkle tasarlanmış kartoneti ve okuyucusunu ahmak yerine koymayan tanıtım yazısını her derlemede bulamazsınız. Artist Müzik’i geçtiğimiz yıl yayınladığı ‘Those Were The Days’ in rüzgarını ardına alabilmeyi iyi becerdiği için tebrik etmeli. Ha ille de tracklist detayı isteyenlere; Bambino - Dalida, Love is a Many Splendoured Thing - Nat King Cole, California Dreamin’ - Jose Feliciano, Gopher - Yma Sumac, Istanbul (Not Constantinople) - The Four Lads, Michelle - Los 5 Latinos, Plus Bleu Que Tes Yeux - Charles Aznavour, Per Lucia - Riccardo Fogli, Les Feuilles Mortes (Autumn Leaves) - Yves Montand, Ouragan - Stephanie, Sealed With a Kiss - Ricky Valance diye bir özet geçelim, tam olsun.
65 parçanın izinlerinin ne kadar sürede alındığını ve meslek birlikleri ile edisyon şirketlerine ne kadar para ödendiğini doğrusu merak ediyorum. Çünkü bildiğim kadarıyla bu tür çalışmalarda taraflar birbirine destek değil köstek olmayı tercih ettiğinden albümlerinin planlanan piyasa tarihiyle fiili çıkış tarihi arasında ciddi sapmalar oluyor. Her neyse, neticede ‘Unforgettables...’ birden çok sayıdaki olumlu yanıyla tatmin edici bir çalışma. Diğer taraftan yine Artist Müzik’in yayınladığı ‘500 Yıl Klasikleri: ‘Klasik Müzik Tarihinde Unutulmaz 75 Eser’ başlıklı seçki tam bir olmamışlık örneği.

500 yılı bir sayfaya sığdırmak!
Rönesans, Barok, Klasik, Romantik ve Modern dönemlere ait eserlerin yanı sıra klasik müziğin başlangıç dönemine ait koral müzik örneklerinden oluşuyor; buraya kadar tamam. Bach, Mozart, Vivaldi, Boccherini, Beethoven, Albinoni, Dvorak, Faure, Debussy, Rachmaninoff vs. gibi en bilinenleriyle birlikte Josquin Despres, Camille Saint-Saens, Elgar ya da Schoenberg gibi daha az bilinen şahane bestecilere yer vermesine de hadi tamam diyelim. Gelgelelim Mahlersiz 19. yüzyıl veya Şostakoviçsiz 20. yüzyıl gelmiş, neyimize? İşin kötüsü bu albümde hangi yapıtı kimin seslendirdiği de belli değil. Solist, şef, koro ve orkestraların isimleri dipnot gibi yazılmış.
Bir A4 sayfası uzunluğunda, klasik müziğin 500 yıllık tarihini özetlemeye çalışmak, bu çabaya hiç girmemekten daha büyük facia. Artist Müzik böyle bir çalışmaya başlarken keşke bir iki Harmonia Mundi, bir iki de Alia Vox albümüne göz atsaydı. Ki uzağa gitmeye gerek yok Türkiye’de de albümlerine özene bezene kitapçıklar hazırlayan firmalar var. Mesele vizyon ve misyon tanımlarının farklılığında yatıyor. Sonuç olarak başlangıç düzeyindeki dinleyicilere ve köklü bir geleneği kavramak isteyenlere öneremeyeceğim bir albüm ‘500 Yıl Klasikleri’. Klasik müziği iyi kötü takip edip, sevenler ise zaten kendiliklerinden el sürmeyecektir bu seçkiyi. Hatta en iyisi Artist Müzik artistliğini bilsin, klasik müziği de bu müziğe maddi olduğu kadar maneviyatıyla da yatırım yapanlar değerlendirsin. İki kere iki, dört...

0 Yorum:

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......