! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
Birincisinden sonra ikincisinin de çıkışı kaçınılmazdı. Şiirimizin 40'lara değin süren tutumlu yapısına karşı çıkan ve şiirde serbestlik öngeren Garip akımı ve sonrasında(70ler) gelen İkinci Yeniler Şiirimizin değişim gösteren önemli iki sürecini oluşturur.

İkinci Yeni üzerine belirleyeici bir kitap olan "Türk Şiirinden Son Okumalar ve İkinci Yeni Şiir Antoloji"sini Gonca Özmen anlattı.


Özellikle şiir üzerine yazdığı deneme ve eleştiri yazılarıyla, hazırladığı yıllık ve antolojilerle edebiyatımızda önemli bir yeri olan Mehmet H. Doğan’ın 17 Şubat 2008’deki ölümünün hemen ardından iki yapıtı yayımlandı: Türk Şiirinden Son Okumalar ve İkinci Yeni Şiir Antoloji-Dosya. (İkaros Yay., Mayıs 2008)

Kasım 1969’da Papirüs Dergisi’nin özel sayısı olarak yayımlanan, Turgay Gönenç’le birlikte hazırladığı antolojiyi; bu basım için yeniden düzenleyerek, bambaşka bir biçimde çıkarmıştır okur karşısına Doğan. Bu baskıya yazdığı “Yeniden Seçerken” adlı önsözde, yaptığı değişiklikleri de ayrıntıları ile açıklamıştır. Şairlerin soyadlarına göre sıralandığı ilk baskıda, kimlerin öncü, kimlerin genç kuşaktan, kimlerin akıma bir ucundan el verenler olduğunun ve kimlerin şiiri bıraktığının belli olmadığını vurgulayan Doğan, şöyle bir düzenleme yapmıştır: Yol Açıcılar, İzleyiciler, Genç Kuşak, Şiiri Bırakanlar, İkinci Yeni Esininde Eski Kuşak Şairleri.

Yol Açıcılar, İlhan Berk’le başlıyor. Aralarında “Paul Klee’de Uyanmak”, “Saint-Antoine’ın Güvercinleri I”, “Eleni’nin Elleri”nin bulunduğu 6 şiiri alınmış. Turgut Uyar’ın 7 şiirinden dördü şunlar: “Geyikli Gece”, “Göğe Bakma Durağı”, “Çok Üşümek”, “Terziler Geldiler”. Antolojide 8 şiiriyle yer alan Edip Cansever’in şiirlerinden üçü: “Masa da Masaymış Ha”, “Yerçekimli Karanfil” ve “Tragedyalar III”. Cemal Süreya’nın 9 şiiri arasında “San”, “Üvercinka”, “Göçebe” var. Ece Ayhan’dan 8 şiire: “Fayton”, “Deniz Kızı Eftalya”, “Ortodoksluklar I” vb; Sezai Karakoç’tan da 5 şiire yer verilmiş: “Anneler ve Çocuklar”, “Balkon”…

İzleyiciler: Tevfik Akdağ, Gülten Akın, Ahmet Oktay, Kemal Özer, Özdemir İnce, Hilmi Yavuz, Ülkü Tamer, Ercüment Uçarı, Ali Püsküllüoğlu, Seyfettin Başçıllar, Turgay Gönenç, Ergin Günçe. Genç Kuşak: Egemen Berköz, Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Süreyya Berfe, Refik Durbaş. Şiiri Bırakanlar: Alim Atay, Bozbekiroğlu, Gökalp Erturan, Tekin Kipöz ve Günal Sayın. İkinci Yeni Esininde Eski Kuşak Şairleri: M. Cevdet Anday, Oktay Rifat, Behçet Necatigil, S. Kudret Aksal, Metin Eloğlu ve Can Yücel.

Yukarıda adını andığım birkaç şiirden bile anlaşılacağı üzere, Doğan’ın şiirsel bilgi birikimi ve gelişmiş estetik beğenisine dayanarak seçtiği bu şiirleri; hem İkinci Yeni’yi hem de şairlerini en iyi temsil eden örnekler arasında görüyorum. Yeni baskıda, çıkardığı ve eklediği kimi şairler ve şiirler de olan Mehmet H. Doğan, büyük bir içtenlikle ilk baskıdaki bazı şiir seçimlerini uygun bulmadığını, bu nedenle değişiklikler yapma gereği duyduğunu belirtir. Örneğin E. Cansever’in “Masa da Masaymış Ha” ve “Yerçekimli Karanfil”inin, T. Uyar’ın “Gece”sinin, İ. Berk’in “Saint-Antoine’ın Güvercinleri”nin ilk antolojide bulunmadığını, oysa bunların “İkinci Yeni şiire öncülük eden tipik örnekler” olduğunu vurgular. Ayrıca, “Can Yücel’in İkinci Yeni havasından artık sıyrıldığı ünlü şiirlerini koymuşuz” der.

Şiirimizde köklü bir değişim ve kırılma yaratmış olan İkinci Yeni’nin; şiir diline getirdiği yenilik, imge ve soyutlamaya verdiği önem, farklı duyarlık, insan ve yaşam anlayışıyla; 80 sonrası şiiri üzerindeki etkisi ve bu etkinin bugün de sürdüğü bilinen bir gerçeklik. Toplumsal yaşamımızdaki değişimin etkisiyle, “Birinci Yeni’nin tıkanmış şiir yolunu yeniden açma çabası olan İkinci Yeni hareketi” şiirimizin dilinde, yapı ve biçiminde dikkate değer yenilikler yaratmıştır. Doğan, İkinci Yeni’yi Garip şiirinden sonra şiirimizdeki “ikinci gençleşme hareketi” olarak niteler. Günümüz şiirini ise “İkinci Yeni’nin doğal uzantısı” olarak görür. Ona göre, İkinci Yeni “köksüz bir moda” ya da “özenti” şiiri değildir. Yine Doğan’a göre, bugünün genç şairi, İkinci Yeni’yi iyi bilmelidir: “İkinci Yeni deneyiminden sonra onu özümsemeden, aşmadan şiir yazmak da olanaksızdır.” (Türk Şiirinden Son Okumalar, s. 42)

İkinci Yeni; toplumcu gerçekçi şair ve eleştirmenlerin, toplumsal şiiri göz ardı eden bir kaçış şiiri, anlamsız/kapalı ve Batı taklitçisi şiir yollu ideolojik/politik suçlama ve saldırılarıyla karşılaşmıştır. Doğan, bunlara karşı bir bakıma “savunur” bu şiiri. İkinci Yeni’nin politikanın dışında duruşunu, toplumsalın dışında durmak ya da bir kaçış olarak görmez ve bu durumu İkinci Yeni’nin bildiri şiirine karşı oluşu ile açıklar. İkinci Yeni’nin ilk yıllarında yalnızca kötü örneklere dayandırılarak sağlıksız bir biçimde değerlendirildiğini söyler. “Bir zamanlar İkinci Yeni de hep kötü örneklere -ayrıkotlarına- dayandırılarak yerin dibine batırıldı.” (Türk Şiirinden Son Okumalar, s. 37) der ki Turgut Uyar da Tomris Uyar’ın yönettiği bir açıkoturumda aynı şeyi vurgular. Bu şiiri oldukça önemseyen, önemli şairler üzerine birçok yazısı bulunan Doğan için, “İkinci Yeni eleştirmeni” yakıştırması bile yapılmıştır. Doğan, ilk yıllarında İkinci Yeni’yi iyi anlayamayan Muzaffer Erdost’un, İkinci Yeni’yi tanıtmak isterken ona ters düştüğüne; Ahmet Oktay’ınsa onu yadsımış olduğuna; ancak 1960’lardan sonra, akımın iyi bir şairi ve savunucusu olduğuna değinir.

Bir akım olup olmadığı bugün bile tartışılan (ona göre bir akımdır) İkinci Yeni’yi ve şiirini Doğan, onunla ilgili olarak söylenenlere ya da şiirlerin yalnızca içeriğine bakarak değerlendirmez. Onun için önemli olan, bu örneklerin yetkin şiirler olup olmadıklarıdır. Ona göre, şiir tarihimizde en çok tartışılmış olan İkinci Yeni’nin günümüzde de tartışılması onun “hâlâ aşılmamış olduğunu göstermektedir” ve “İkinci Yeni’den sonra şiirimizde yeni bir kırılma görülmemiştir.” Doğan, İkinci Yeni şiirini; içinde doğup geliştiği toplumun yapısı ve yaşam koşullarını, o günlerin toplumsal bilinç ve kültürel düzeyini, sanat anlayışını ve ölçütlerini göz önünde bulundurarak değerlendirir. Doğan’a göre, İkinci Yeni, gittikçe basitleşen, tekdüzeleşerek kendini yineleyen Garip şiirine olduğu kadar; bu şiiri oluşturan toplumsal ortama, yeni bir şiir dili ve yeni bir duyarlıkla gösterilen bir tepkiydi. İkinci Yeni şiirlerindeki kapalılık ve soyutluk da bu dilsel tepkinin bir yansıması ve sonucuydu. Bir kaçış şiiri değildi İkinci Yeni; aksine yeni bireyin ve onun ruhsal karmaşasının, bunalımının şiiriydi. Dönemin çarpık sosyoekonomik koşullarına ve değişimlerine paralel olarak yozlaşan kapitalizm, kentleşme, çıkarcı insan ilişkileri ve demokrasisine, baskılarına, düzeysizleşen sanat ve şiir beğenisine bir tepkiydi. Turgut Uyar da yazı ve konuşmalarında, 1950’lerde Demokrat Parti döneminde kültürel yönü oldukça zayıf, yeni/türedi bir burjuva sınıfı oluştuğunu, para patlaması ve değerler değişmesinin şairleri etkilediğini; kendisi ve kuşağının şiirlerinin de yaşamın karmaşasını, insanların yaşadığı bunalımı ve çıkmazı anlattığını belirtir. (T. Uyar ile Şiirden Hayata -Konuşan: A. Özkırımlı-; Fatih Özgüven’le Konuşmalar, Çıkmazın Güzelliği, T. Uyar Sonsuz ve Öbürü, Broy Yay., Ekim 1985, s. 93-107-154) Edip Cansever ise İkinci Yeni şairlerinin ve kendisinin, şiirde, bireyin kendi özel dramıyla toplum içindeki dramını ele alarak geliştirmek ve çeşitlendirmek istediklerini belirtir. Doğan, şöyle açımlar bu durumu: “İkinci Yeni’nin kendinden önceki şiirle ayrıldığı en önemli nokta ‘insan’ anlayışıydı. (…) Böylece İkinci Yeni bir yandan şiirin, bir yandan da şairin kendi içine dönüşü, bireyi arayışıdır diyebiliriz.”

Kitabın “Dosya” bölümünde, Mehmet H. Doğan’ın “Türk Şiirinde İkinci Yeni Dönemeci” adlı yazısını, İkinci Yeni’nin Yol Açıcı şairlerinden İ. Berk ve T. Uyar’ın ikişer; E. Cansever, C. Süreya ve S. Karakoç’un birer yazısı izliyor. İkinci Yeni’nin bu öncü şairleri, yalnızca şiirler yazmakla yetinmemiş; şiir üzerine de düşünmüş, gerek poetikaları, gerekse genel olarak şiir ve sorunlarıyla, başka şairlerin şiirleri üzerine de yazılar yazmışlardır. Antolojide, kendisini İkinci Yeni’nin asıl kurucusu olarak gören O. Rifat’ın “Perçemli Sokak Önsözü”ne yer verilmesi de oldukça önemli. Bu yazının sonrasında ise İkinci Yeni’nin isim babası sayılan ve çıkardığı Pazar Postası’nda bu akımın birçok şairinin ürünlerine yer veren M. Erdost’un bir yazısı var. Memet Fuat’ın ve Turan Karataş’ın konuyu çok yönlü, geniş, açık ve nesnel biçimde ele alan uzun incelemeleri; Haydar Ergülen, Doğan Hızlan, Özdemir İnce, Ahmet Oktay, Metin Celal’in yazıları ve İkinci Yeni Poetikası (Hece Yay. Ekim 2005) kitabının yazarı Alaattin Karaca’nın “İkinci Yeni Şiiri” adlı ayrıntılı ve doyurucu yazısı da “Dosya” bölümünü oldukça zenginleştirmiş.

Doğan, “Türk Şiirinde İkinci Yeni Dönemeci” yazısında, O. Rifat’ın “Perçemli Sokak Önsözü”ndeki görüşlerine değindikten sonra, M. Fuat’ın ve C. Süreya’nın bu konudaki düşüncelerine yer vermiştir. Ayrıca, Erdost’un yanı sıra İ. Berk’in “Anlamla Yola Çıkılmaz”, C. Süreya’nın “Folklor Şiire Düşman”, T. Uyar’ın “Çıkmazın Güzelliği” ve E. Cansever’in “Tek Sesli Şiirden Çok Sesli Şiire” gibi yayımlandıkları dönemde büyük yankılar uyandırmış, bazılarınca yanlış anlaşılmış, bazılarınca da bilerek çarpıtılmış yazılarına açıklık getirmiştir. Eser Gürson’un 60 kuşağının oluşumunda İkinci Yeni etkisini ortaya koyan görüşlerine de yer verir ve 80 sonrası kuşağın “Kaynaklandığı, filiz sürdüğü yer İkinci Yeni’dir. İkinci Yeni, Türk şiirinin gelişimi içinde en son modernist atılım, yeri hiçbir zaman tartışılamayacak tarihsel bir olgudur.” diyerek bitirir yazısını.

Kitaba iki de söyleşi eklenmiş: İlki, İkinci Yeni Üzerine M. Erdost’la Türk Dili Dergisi’nce yapılmış bir konuşma. (Haziran 1977, sayı: 309) İkincisi ise soruları Tomris Uyar’ın sorduğu ve yönettiği “Yaş ve Şiir Üzerine E. Cansever, C. Süreya ve T. Uyar’la Açık Oturum”. Tomris Uyar’ın E. Cansever’in “Mısra İşlevini Yitirdi”, C. Süreya’nın “Folklor Şiire Düşman” ve T. Uyar’ın “Çıkmazın Güzelliği” adlı yazıları üzerine bir sorusuyla başlayan oturumda; İkinci Yeni’nin bir akım olup olmadığı, şiirimizde “bireyin trajedisi”nin ele alınmaya başlanması ve O. Rifat’ın İkinci Yeni’nin kurucusu olduğu savı gibi konular üzerinde konuşulmuş tartışılmıştır.

İkinci Yeni Şiir Antoloji-Dosya, genç kuşakların bu akımı daha yakından ve nesnel bir biçimde tanıyabilmelerine olanak sağlayan; özenle seçilmiş şiirleri ve yazılarıyla kapsamlı bir antoloji. Dikkatimi çeken bir nokta/eksiklik ise İkinci Yeni karşıtı yazılara (Örneğin, Asım Bezirci’nin, Attila İlhan’ın vb.) yer verilmemiş olması ki Mehmet H. Doğan, bu isimlerin yaptığı eleştirileri yanlı, mekanik ve yüzeysel buluyordu.
GONCA ÖZMEN

0 Yorum:

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......