! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
...babamın bilmediği bir şey vardı
her sabah çantamın içine bir gün doğar
ortasından ekvator geçer
ve masmavi gökyüzünde çantamın
güneyden kuzeye göçmen kuşlar uçardı
...

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yaparak binip giden bir sinema emekçisi Ahmet Uluçay. Kütahya'nın Tepecik ilçesinde evrensel bir dil olan sinemayı yormadan, süslemeden başka perdelere taşımayı başarmış bir yönetmendi Uluçay.

Daha yeni yeni kendinden bahsettirmeye başlamış ve daha pek çok projesiyle hayatı açımlayacakken yakalandığı beyin timörü hastalığına yenik düştü Kasım 2009'da. Pek fazla bahsi de edilmedi. Ben de ölüm haberini sevgili Zamandan Sızan Kıymet hanımdan öğrenmiştim.

Son projesi olan "Bozkırda Deniz Kabuğu" filmine hastalığı nedeniyle destek çıkan kurum ve kuruluşlar bir bir desteklerini çekmiş ve en çok ihtiyacı olan bir zamanda yönetmeni kendisiyle bir başına bırakmışlardı. Bir ara Mustafa Altıoklar bu filmi bitireceğini söylese de filmin geri kalını henüz ve maalesef bitirilememiştir. Üstelik Kültür ve Turizm Bakanlığı 225 bir TL'yi geri istemektedir. Yazık...

İlk uzun metrajlı filmi olan "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" filminde yönetmen filmdeki olayların çoğunu yaşadığını söyler. Yani filmlerinde kurguyu yaşamın içinden alır Uluçay. Hayali olanla gerçek olanın insana yakınlıklarını çözmüş bir yönetmeni yarım kalan daha pek çok düşüncesiyle gittiği yerde yalnız bıraktık. Oysa bakın, biz hayatta olanlara, hayatın neresinde oludğunu yine kendi kaleminden söylüyor.

parmağıyla ilkokul çantama tık tık diye vurur
cevizdendir, inegöl işidir kıymetini iyi bil derdi babam
küçük bir askerdim ben de
siyah önlüğümün içinde bembeyaz bir yürek
dökülürdüm yollara hava soğuktu okulum uzak
bir avucumda közde pişmiş sıcacık bir patates
hem beslenmeliyim hem üşümesin diye elim
değiştirirdim ara sıra çantamla patatesi
dikkat ederek çantama
cevizdendir, inegöl işidir kıymetini iyi bil derdi babam
babamın bilmediği bir şey vardı
her sabah çantamın içine bir gün doğar
ortasından ekvator geçer
ve masmavi gökyüzünde çantamın
güneyden kuzeye göçmen kuşlar uçardı
gülün bakalım bıyık altından şimdi siz
söylesem inanmayacaksınız
siz uyurken çantamın içinde Atatürk Samsun'a çıkardı
ve bilirdi yedi kere sekizin kırk iki olduğunu
bilmeseydi eğer bandırma vapuru sinop burnu'na çarpardı
ben bir türlü bilemedim aram hiç iyi olmadı hesap kitapla
nohut ve fasulyeden bir abaküsüm vardı
hesabını hâlâ verebilmiş değilim hayata
iyi şiir okurdum ama iyi resim yapardım
eyvah dediler bu çocuk adam olmaz
yazık oldu çantaya
cevizdendi inegöl işiydi...

Ahmet Uluçay
.

1 Yorum:

sufi dedi ki... 12 Temmuz 2010 17:01  

Cevizdenmiş ve İnegöl işiymiş tahta çantası Uluçay'ın ama doğrusu o da kıymetini iyi bilmiş...

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......