! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
Şiiri tanımla ve gerçekliği üzerine İlhan Berk'ten poetik açıklamaların yer aldığı yazıda, şiiri gerçek yapan şey nedir ya da şöyle diyelim, "ne olursa şiir gerçek olur" sorularına yanıt arıyor.
Hiçbir şey adın yerini tutmaz: Adı olmayanı bilmez insan. Ne denli tanımlarsak tanımlayalım bazı şeyleri gene de tanımlayamayız. Hep bir boşluk içinde boğuluruz: “Şiir nedir?” de bu sorulardan biridir. Nedense her şey adlandırıldığında gerçeklik kazanır. Bu da doğaldır. Gerçeklikte tutunabileceğimiz tek daldır. Aristo bunun için şöyle diyecektir:” Oğlum geçmişte gerçeği konuştuğu sürece insanlar bir meşe ağacını ya da kayayı dinlemekle, “bakmakla” yetinirdi.”

“Bakmakla” yı ben ekliyorum. Şimdi öyle mi? Geçmişte vezinli, kafiyeli şeye şiir diye bakıyorduk. Buna bir de “ahenk” sözcüğünü ekliyorduk. Öte yandan, tanım dün de bugün de gerçeği, yalnız onu öngörmeyi koşullandırıyor. Gerçekten kurtuluş yok. Gerçek de elle tutulan, görülen bir şey. Şiirinse böyle bir gerçeği yok: Ne ele geliyor, ne de elle tutuluyor. Tanımı da yok. Her şeyden önce şiir tanıma gelmez. Ne kadar şair varsa o kadar şiir tanımı var diyebiliriz. Öte yandan, hekimlik, kunduracılık, demircilik, mühendislik gibi şairlik de bir uğraştır. Şiir hariç, bu uğraşların ne olduğu, ne işe yaradığı bilinirken, şiir için bunu söylemek neredeyse imkansızdır. Hiç değilse bu biz şairler için böyle. Nerden bakarsak bakalım şu bir gerçek:”Şiir gerisinde gizli bir tarih bırakır”. Adlandırmaktan da kaçar. Kapalılık, belirsizlik koyar. Zorluk önce buradan geliyor. Yineleyelim: Gerçekten şiirin künhüne varmak zordur. Şiiri şiir yapan nedenleri usa vurmayla açıklayamayız. İyi bir şiir de usun payı yok gibidir. En aza indirgenmiştir. Hem şiirin doğası gereğidir. Şiir bu serüvenini tek başına yaşar. Kimseyi karıştırmaz. Şair onu sonradan görür.

Öte yandan, şiirin oluşumu düz bir çizgi koymaz. Boyuna değiştiği için de izlenemez. Kağıda düşen gölgesidir onun. Şairin gördüğü, tutunduğu bir gölgedir. Şiir yazılmaya başlandığında böyle yarı gölge bir taslak belirmiştir. Ama yine de buna güvenip yola çıkılmaz. İlerledikçe türlü kılıklara girip çıkar. Şiir biraz baş vermeye, biraz sağından, solundan tutulmaya başlandığında, yaratıcısını işe karıştırmamaya çalışır. Şiirin buraya geliş sürecini de bilmeyiz. Yalnız onun bencilliğinin ayrımına varırız, o kadar. Biraz daha gelişip ele avuca geldiğinde ise, şair kör topal da olsa onun nereye gittiğini, biraz da nerede duracağını kestirir gibi olur. Ama hala bir kesinlik yoktur. Bu şiirin kendi iç serüvenidir. Şiirin kendisi bile bunu bilemez.

Bütün iş işte bu iç ve dış serüvendedir. Şiirin bu iç, dış diye ayırdığımız dünyası (aslında iki ayrı dünyaları yoktur) burada kapanmaz. Kapanmaz, çünkü şiir yazıldıktan sonra da değişimini sürdürür. Yeni anlamlara, duyarlılıklara, yıkımlara uğrar. Savaş içindedir. Şiirin yazıldıktan sonraki serüveni hiçbir şeye benzemez. Yazmak çünkü, yalnız şiirin orasını burasını düzeltmek, orasını burasını ayakta tutacak hale getirmek değildir. Toptan yok etmektir de. Şairin şiire karışması da işte burada başlamıştır. Burada tek ölçü kendisidir çünkü. Asıl burada ağırlığını koyacaktır. Bu ise büyük bir beğeni, büyük bir duyarlılık, bilgi işidir. Şairi de biz burada tanırız. Şiirin tarihinin gizliliği işte bu yolculuktur. Hem yalnız, iyi bir şiirin tarihi gizlidir. Kötü bir şiirinse gizli hiçbir şeyi yoktur. Kötü bir şiirde her şey açıktır. Ölüdür çünkü. Öyle de doğmuştur.

Şiirin doğuşuna gelince: Buna tansık saati diyelim. Şair bunu da bilmez, sezer yalnız. Elbet bu sezme bir hazırlık ister.Şiirin saati zaten bu hazırlığın sonucudur. Bir yaprağın yere düşmesi bunu başlatabilir. Çoğunda bu ilk dizedir. Şiirin boyunu posunu bu ilk dize çizer. Ayrıca şair, şiirine her yerden başlayabilir, önemli olan şiirin yapısını belirleyecek, onu besleyecek, büyütecek bu dizenin yapısının varlığıdır. Neyi nasıl söyleyeceğini o saptar çünkü. Bütün bunlardan sonra dile gelince, dil şiirin her şeyidir. Her şeyidir, çünkü biz şairi kullandığı bu dille tanırız. Yüz insan da nasıl her şeyse, onu öyle tanırsak, şairi de öyle tanırız.Kısaca kimliktir. Şiirin tanımsızlığının arka bahçesinin tarihi böyledir.

Öte yandan bu serüvenin adamları olan eleştirmenlere gelince? Onları neler beklediğini bir an için düşünelim. Bu ele avuca gelmeyen şiiri her şeyden önce nasıl tanımlayacaklar, nasıl bakacaklar? Sonra da iyi, kötü diyecekler. Hemen söyleyeyim:Gustosu beğenisiyle elbet. Şair eğer buraya, bu beğeniye sahip olmak için yüz bin şiir okuyarak gelmişse, o, beş yüz bin şiir okuyarak gelecektir. Şiir bir şairin bütün ömrünü kaplıyorsa, bazen bu bile yetmiyorsa, eleştirmenin de incelediği, üzerine eğildiği şairi değerlendirmesi, anlaması bütün bir ömrü kaplayabilir. Belki bunun da yetmeyeceği bilinmelidir. Bir şairi anlamak için her zaman beğeni yetmez. Ben, “Akılla yazılan şiir on para etmez”, diyorsam, eleştirmen bin yıllık aklını bir kıyıya koyarak, buna öyle bakmak gereğini duyacaktır.Yalnızca bu da değil: Şiirin asıl kalıcı durumu bilinmezliktir. Bu durumu da kuşanarak bakacaktır. Sözcükler çünkü, ta baştan bilinmezi yüklenerek yürür. Şiir, aslında sözcüklerle söylenmez olanı söylemektir. Anlamı bilmez çünkü sözcükler. Bilinmezi, duyulmazı, asıl da sezgiyi yüklenirler. Onu baş tacı ederler. Hem imge her şeydir. Anlama gelince, yapısı gereği anlam kendiliğinden vardır. İyi bir şiir anlam aramaya gerek duymaz çünkü.
İlhan Berk

Adam Sanat / 222. sayı

0 Yorum:

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......