! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
Son zamanlarda özellikle AKP üzerinden yapılan “Ülke elden gidiyor, ülkenin kuyusunu kazıyorlar ” sözleri ve analizi üzerine bir yazıdır.

Bu ülkenin kuyusunu kimse kazamaz. Bu ülkenin kuyusunda herkesin hesap veremeyeceği şeyler vardır(her ülkede oluğu gibi). Bu kuyuda kimseye nasip olmayan güzellikler de hesabı-yüzleşmesi zor olaylar da mevcuttur. Her iktidarın ve her çağ toplumunun bulunduğu dönemin zevk-i sefasını sürmekten, mecali de olmayacaktır zaten o kuyuyu kazmaya.

Özellikle son zamanlarda artan "ülke elden gidiyor, şeriat geliyor" gibi söylemler, ezber ve provokatör söylemlerden öte değildir. Çünkü ülkenin zaten peç çok noktası ve karar mekanizması elden gitmiştir. Kıçı kırık AKP bi ş'ok yapamaz bu ülkeye. 8 yıldır ekmeğindeki yağı değişen kim var? AKP'yi zerre sevmem ve yaptığı hiçbir işi de yeterli bulmam ama şeriat geliyor, cumhuriyet elden gidiyor diye de ezber söylemlere pirim vermem. Yok lâiklik kalmayacak, yok halifelik gelecek... Bunların hiçbiri olmaz bu ülkede, kimse merak etmesin. AKP, zamanında dışlanan görüşünün intikamını almaktadır. Zamanında bu ülkede siyasi irade, başı kapalı olanı sokakta yaka paça yapmadı mı? Ezanı Türkçe okutmadı mı? e şimdi de ertelenen, göz ardı edilen önemli bir kesimin yalancı partisi, siyasi süreci çok iyi değerlendirerek ülkenin başına geçti diye kıyamet kopuyor. Bütün tantana bu…


Görmeyen göze ceza
Herkes bu kesimi o kadar görmezden gelmişti ki, ilk seçimlerde bu kadar oy farkıyla nasıl tek başlarına iktidar olduklarını anlamadı. Çünkü o dönemde ülkenin ağır bir ekonomik sorunu ve bu sorunu olmayanlarınsa kasasını daha çok doldurmak gibi bir derdi vardı ve AKP niye ve ne zaman çıkacağını çok iyi bildi. Çünkü milletin elinde bir tek inancı kalmıştı. Şimdi hiçbir siyasi irade kalkıp bana maval okumasın. İşini doğru yapmayan birileri vardıysa siz zamanında doğru olanı yapsaydınız.

Güç konum değiştirince sızlanmalar başladı. Elden giden ülke değil, bir zamanlar sahip olunan gücün yitirilmesiydi. O yüzden şimdi yok şöyle olacak, yok böyle demeyin. Komik olmayın ve dünyanın sonu gelmiş gibi davranmayın. Bu ülkede hiçbir kesim tek başına bu ülkeyi ne anlayabilir ne de bir yere taşıyabilir ne de tek başına kalıcı olarak bu ülkeyi yönetebilir. Kimse korkmasın, AKP sonsuza kadar kalmayacak. Nasıl ki iktidara gelip güç olacaklarını 2000'li yıllarda kimsenin kestiremediği gibi, ileride bu düzenin nasıl değişeceğini bilemezsiniz. Değişir ama merak etmeyin; öyle ortalığı velveleye vermenize gerek yok. Üstelik hiçbir partinin dert yanma hakkı da yok. Şimdiye kadar göz ardı ettiğiniz kesimi, görmezden gelmenizin cezası olarak görüyorum bu durumu. Birileri bu kesimin hak ve hukukunu lâyıkıyla gözetip yaşatsaydı, lâiklik elden gidiyor gibi ezber söylemler yerine, daha doğru şekliyle yaşatsaydı, bugün içinde bulunduğumuz milletin birbirini yeme olayları da olmazdı. Formalite icabı saçını-kıçını kapatanlar yerine, gerçekten inanıp Allah rızası için başını kapatan ve ülkenin yalnızca üniversitelerinde değil diğer her noktasında özgürce bu inancını yaşayabilen kadın-erkek tüm insanların olduğu bir ülke hâline gelirdi.


Çarpıtılan askerin gücü
Her kesim kendini bu ülkede tek sanıyor ve tek güç olmak istiyor. Olmaz öyle şey. Hem olmaz hem de olmayacak bir şeydir bu. Asker, askerlik yapmak yerine siyaset yapmak istediğinde neler olduğunu gördük. Bu ergenekonun Kenan Evren döneminde ortaya çıktığını bir düşünün. Olaylar böyle mi olurdu? Hayır! Askerin elini masaya koyması yeterli olurdu. Askerin bu anlamada bugünkü beceriksizliği siyasal yollarla olaya el atmak istemesinden kaynaklandı. Yoksa askerin asker olarak gücü maşallah yerinde. O güce de öyle lâf salatası yaparak kimse yok zayıflıyor, yok yıpratılıyor demesin. Askerin zayıflayan tek unsuru, siyasi görüşü oldu. Darbe girişimini AKP'nin ve işbirlikçisi Amerikanın yıprattığı ve açığa çıkardığı bir gerçek ama. Şimdi taraflar güç kaybedip, güç kazanmak istiyorlar. Herkes birbirinin kuyusunu kazmaya çalışıyor ama kimse tam olarak derine inmek istemiyor. Biliyor ki o en derinde kendisi de var. Olay şu: koyun can derdin de, kasap et derdinde. Yani denildiği gibi olay cumhuriyet meselesi değil. Rol meselesi; ki ülkemizde bu her siyasi irade değiştiğinde görülen bir durumdur. Kişi koyun olduğunda canı, kasap olduğunda eti derdine düşer amma velâkin milletin ne et gördüğü vardır ne koyunu ne de kasabı (koyun da kendisidir, eti görmeyen de yine kedisi).


Ülkeyi asıl yönetenler kim?
Ülke elden gidiyormuş! Nereye gidiyor yahu, nereye? Sanki yediyabancıya kız veriyoruz. Ülkenin bir yere gitti yok. Yalnızca süresi belli olmayan bir şekilde güç(iktidar) değiştirdi.

Ülkenin asıl karar mekanizmaları elden giderken, ben milliyetçiyim diyen şimdiye kadar bu konu da ne yapmıştır? Ben yurt severim diyen, birbirine kırılmaktan öte geçememiştir. Ben cumhuriyetçiyim diyen siyaset yapmaktan ve elitleşmeye çalışmaktan öte ne yapmıştır? Ben halkçıyım diyen patron olmaktan öteye geçememiş, ben kürdüm diyen kandırılmaktan ve kimliğini çıkarmaya korkmaktan, birbirine kırdırılmaktan öteye geçememiştir. Ben işçinin, emekçinin yanındayım diyen meydanlarda ve duvarlarda bağırmaktan/bağırtılmaktan öteye geçememiştir. Ben Atatürkçüyüm diyen kendilerine sınır çizmekten öte ne yapmıştır? Ben aleviyim diyen Hz. Ali'yi tanımamış, ben Ermeniyim diyen kara kaplı defter açmaktan başka ne yapmıştır? Ben çağdaşım diyen özgürlüğün bokunu çıkarmış, ben muhafazakârım diyen muhafazakâr kalmış, ben öğretmenim diyen öğrenmemiş, ben hocayım diyen koca olmaktan öte bir şey yapmamış, eleştirmen bağırıp çağırmaktan, yanlışı gösterirken doğrusunu söylemeden, köşesinde kalmaktan başka ne yapmıştır?. Söyleyenlerin de faili meçhuldür(acaba!). Şimdi kimileri, e biz bize düşeni doğru düzgün yaptık diyecektir. Onların bu yazının neden bahsettiğini anladığını düşünerek bu noktayı geçiyorum.

Devlet, devletçilik oynamakla meşgul. Sanatçı sanat yapmakla, iş adamı iş çevirmekle, vatandaş ise ekmeğin peşinde... Siyasetçilerinse hepsinin Allah belalarını versin, bu "güzel ve yalnız" ülkenin insanları en çok onlardan çekmiştir. A'dan Z'ye hepsi de yalancının önde gidenidir. Özellikle AKP...


Neden mi?
Çünkü bu ülkenin inancını, siyaset yapma uğruna sömürmüş ve oyları toplamıştır. Ben ülkeyi satmasına, çalıp çırpmasına hiçbir şey demiyorum. Öyle yapmasından da daha doğal bir şey olamazdı. Yok işte adamlarını her yere yerleştirdi, yerleştiriyor. Yok kadrolaşma aldı başını gidiyor. Yahu bunu iktidara geldiklerinde, kendi adamlarını yine aynı noktalara yerleştirmeyen bir siyasi parti var mı bu ülkede? Öyle bağırıp çığırtkanlık yapmasın hiç kimse. Kadrolaşmayı yapıyor ve yapacak elbette. Adı siyaset bu sömürünün. Güç olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyor. Benim zoruma giden asıl nokta çok başka.

Bilindiği üzere AKP inanan kesimin büyük bir yüzdesini temsil ediyor. Yani bu partiye oy verenler içinde, inancını doğru düzgün yaşamak isteyen vatandaşlar da var, inancı ezberden ibaret kesim de var; ki doğru düzgün yaşayanlar ortada görülmeyen ama yine de bu partiye oy vermiş ve çoğunluğu oluşturan kesimdir. Durum böyle olunca ürküyorum. Yahu senin hiç mi Allahtan korkun yok... Bu insanlar sana "en azından bunların Allah korkusu var, belki bunlar bize hak ettiğimiz gibi bakar, yönetir" diye oy verdi. Sen 8 yıldır, bununla kıvranan insanlar için ne yaptın? Hiçbir şey... Yaptıkların da tamamen “yaptık” demek içindi. E peki nasıl oldu da başını yastığa koyup, o insanları unuttun. Bugün hâlâ çöplüklerden beslenen, derme çatma yerlerde kalan, sokaklarda uyuyan, hasta olup parası olmadığı için bakılmayan ve daha türlü yoksulluklarla cebelleşen halkını nasıl oluyor da görmezden gelebiliyorsun. Bu ülkede ekonomi, eğitim, uluslararası siyaset ve diğer ana hususlar zaten yerleşik bir şekilde gidiyor, sen devlet olarak önce bu vatandaşlarının insanlık ayıplarını ört. Eğer gerçekten istiyorsan sonra türban meselesini çözersin. Ondan sonra yok Avrupa birliği yok Ortadoğu fantezilerini ister kurar ister kurmazsın. Din ve devlet işini birbirine karıştırdığın asıl nokta bu dur bence. Yani sen o mevkide bir din adamı(ki senden…çıkmaz) olmandan önce bir başbakan olman bekleniyor! Yani senin asli görev tanımım halkına bakmak, onları gözetmektir. Bu insanlar ki bu ülkeyi dün Çanakkale Savaşında, Kurtuluş Savaşında canlarıyla, kanlarıyla korudu, sen şimdi kalkmış bu canlar üstünden siyaset meydanlarında "one minute" demekle prim toplama peşindesin. Yazıklar olsun sana...


AKP tarihi bir fırsatı kaçırmıştır
İki kez tek başına iktidar olan AKP her nedense, ülke sorunlarını tamamen kaldırabilecek güce sahip olduğu hâlde bu sorunlarla uğraşmamış, bunun yerine Andy Warhol'un dediği üzere "herkes bir gün 15 dakikalığına meşhur olacak" sözünü yaşamayı tercih etmiştir. Oysa bak işte elinde ne güzel tarihi bir fırsat var. Bu ülke şimdiye kadar böyle bir siyasi iktidar sürecini ve desteğini görmedi. Ülkeyi örnek alınacak bir noktaya taşısana; ki her türlü yasayı çıkarmak neredeyse elinde, doğru düzgün yasaları, sosyal yapıyı, ekonomik özgürlüğü iyeleştirsene. Meclis senin elinde, toplumun desteği sende, tek güç sensin, yapsana işte doğru düzgün işler ama yok yapamazsın değil mi? Çünkü dış güçlere hayır diyemezsin, bağımsız bir Türkiye profili yaratamazsın. Senin de diğerlerinden pek bir farkın yok. Bu serüvende iki lider dış güçlere iyi dayandı. İlki Bülent Ecevit'ti. Özellikle Amerikanın yaptırımlarına kolay kolay boyun eğmiyordu. İkincisi ise Turgut Özal'dı. Özal kendisini, Amerikan yanlısı gibi gösterip Amerikayı çok iyi oyaladı. Bu sürede ülkeye pek çok yenilik ve katkı sağladı. Amerika durumu fark eder etmez ipini kesti ve yerine Süleyman Demirel'i getirdi. Şimdi de AKP'nin korkusu bu. İktidardan ayrılmamak için uşağı olmaya devam etmek. Yoksa ülkenin ne halde olduğunu görmüyorlar mı sanıyorsunuz. Türkiye İşletme Müdürlüğü'nün nasıl işlediğini, merak etmeyin onlar bizden daha iyi biliyorlar. Türkiye’deki tüm sorunların çözümünü ortada aslında ama kimsenin bu sorunları çözmeye gücü yetmiyor, kimileri de "aman yaa bana mı kalmış Türkiye’yi kurtarmak, nasıl olsa birkaç yıl sonra iktidarda olmam. Ben en iyisi mi o vakte kadar cebimi doldurayım, ülkeyi satayım, çalıp çırpayım, dış güçler ne diyorsa onu yapayım" diye avutuyor kendini. Bu yüzden meydanlarda her ne için oy isteyen olursa olsun, kandıramaz beni.

Şimdi refarandum için evet-hayır tartışması komik geliyor bana. Olay yalnızca değişen güç dengesini önlemeye çalışma olayıdır. Evet’çiler de işgüzar, Hayır’cılar da. Bu noktada evet veya hayır demeye zorlanan saf toplumu kastetmiyorum tabiî ki. Bu oyları isteyen siyasetçi zihniyetten bahsediyorum. Evet olması için içine güzel birkaç anayasal değişiklik eklenmiş bir paket var ve evet olduğunda iradesini kaybedecek hayırcılar. Ö.S.D.

5 Yorum:

alizafersapci dedi ki... 10 Eylül 2010 20:00  

Zor bir konuda sert bir yazı hazırlamışsınız.
Düşüncelerinizi cesurca paylaştığınız için teşekkürler.

Ömero dedi ki... 11 Eylül 2010 00:04  

Fikrinizi belirttiğiniz için ben teşekkür ederim Ali bey...

sufi dedi ki... 11 Eylül 2010 11:34  

Sevgili Ömero;
Tarafsız ve gerçekçi görüş açın için kutlarım seni.Kişi dinle bağlantılı düşünceleri savunuyorsa cami hocası olur, devlet adamı karakteri taşıyor demagoji ve siyaset biliyorsa ülke yönetir.Yönetemiyor ikide bir ayağına taş takılıyor ve sendeliyorsa alır takkesini gider.Değil mi dost?Teşekkürler ve sevgilerimle.

Ömero dedi ki... 11 Eylül 2010 20:53  

Aynen öyle sufi...
Değerli yorumunla katkı sağladığın için ben teşekkür ederim.

Burcu dedi ki... 12 Eylül 2010 01:59  

Bu şahane yazı ve güzel açıklamalar ile süslenmiş görüşünüzü ayakta alkışlıyorum.

Teşekkürler..

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......