! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
Mehmet Yılmaz son iki yıldır üzerinde çalıştığı video ve tuvallerini ‘Sakıncalı, Çünkü Edepsiz’ adıyla sergiliyor.

Kavram olarak ‘edepsiz’in ilk bakışta ahlâkî bir çağrışımı olmakla birlikte, bu kavramın artık siyasallaştığını iddia ediyor Yılmaz. Çünkü ona göre, şimdiki iktidar siyasetini dinî ve ahlâkî bir söylem üzerinden yürütmekte; muhalefet liderlerinden tutun hakları için direnen işçilere ve öğrencilere kadar, herkese “Edepli olun, edepli!” diye gözdağı vermektedir.
Oysa asıl edepsizlik, edepli ahlâklı görünüp, tam tersini yapmaktır. Örneğin, dinci yazarlardan birinin küçücük kıza tecavüz ettiğini; ancak kendi camiasının görmezden geldiğini; hatta devletin resmî sağlık organlarının dindar saldırganı korumak için, “tecavüze maruz kalan kızın ruh sağlığı bozulmamıştır” diye rapor bile düzenlediklerini anımsatıyor ve “bunlar vatansever, dindar ve edepliyse, işte açıkça ilan ediyorum, ben de vatan hainiyim, edepsizim, ahlâksızım!” diye isyan ediyor sanatçı.

Sergideki işlerinde görsel ve kavramsal imgeler iç içe geçmiş vaziyette. Öğrendiğimize göre, beyaz tuvalin karşısına geçtiğinde, o gün medyada çıkan siyasal, ekonomik ya da magazin boyutlu, ilgisini çeken bazı haberleri yazarak başlamış; bir sonraki seansta doğaçlama boyalarla ilerlemiş; ilerleyen süreçte de görsel ve kavramsal imgeleri mizahla harmanlamış. Sonuçta, yalnızca ‘seyredilesi’ değil, aynı zamanda ‘okunası’ işler çıkmış ortaya.

Yılmaz, sergiyle aynı adlı bir de kitap çıkarmış. Kitap, öznel tarih ve yapıtlar üzerinden, bir nesnel ortam okuması niteliğinde. 12 Eylül 1980 darbesinden günümüze, sanat eğitiminden ekonomi, siyaset ve piyasa ilişkilerine dek, belli konulara ışık tutuyor; deyim yerindeyse, bir manifestoyla da bitiriyor sanatçı: “Her türlü uyuşturucu inanç ve davranışı sorgulayan, eleştiren ve çomak sokanlar öteden beri iktidarlar tarafından sakıncalı sayıldı, sayılıyor. O halde, sakıncalı olmanın zamanıdır. Amerikan dostu iktidar bir yandan bireyleri dinî ve ahlakî hassasiyetler motifleriyle süslü bir örtünün altına sokmaya çalışıyor; bir yandan da ruh sağlığını bozmadan tecavüz eden din bezirgânlarına ortam hazırlıyor. Kendisi gibi düşünmeyenlere, eleştirenlere ‘edepli ol edepli!’ ya da ‘artistlik yapma lan!’ diyor; hatta açıkça tehdit ediyor. Kendi eğilimindeki belediyeler alkol satanları ulu orta dövüyor; içenleri ahlaksızlıkla suçluyor. O halde, artistlik yapmanın, edepsiz olmanın zamanıdır. Evet, Picasso’nun dediği gibi, ‘Sanat asla edepli olmamıştır. Zaten edepli olsaydı sanat olmazdı.’”

Güncel ve muhalif işlerden meydana gelen ‘Sakıncalı, Çünkü Edepsiz’, 15-28 Martta Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde (0312 417 56 59).

(Görsellere ilişkin bilgiler):
1. Mehmet Yılmaz, Edepsiz Aşk, 2010, video film, 3’12’’
2. Mehmet Yılmaz, Sakıncalı, Çünkü Edepsiz, Ütopya Yayınevi, 2011.

0 Yorum:

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......