! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
Şeref Bilsel'in Dağdağa adlı şiirindeki son bölüm gözden kaçacak gibi değil. Bakıp görmenin ötesinde ele alınan göz imgesi, harika iki satır ile gözün ne olduğu ve nelere kadir olduğunu çok güzel anlatmış.
Göz aradığını bulsun diye açıldı bahçeler (1)
Göz kendini bıraksın diye uçurumlar çiçeklendi
Göz, yeri unutulmasın diye kalem çekilen göz (2)
Göz, sulara doğru gurbete çıkmış bakmak için
Göz dilin önünde kırılan aynaydı eskiden
Göz evet göz tutulduk diyen göz

Şeref Bilsel
(Yeniyazı, Aralık 2010)


1 ve 2 diye işaretlediğim satırlar gözün bilinen olanaklarını zorlayan türden tespitler içeriyor. Bu tür tespitler şiirde hazine gibidir benim için. Şiirin, neden diğer edebiyat türlerinden daha zengin bir ruha sahip olduğunun kanıtı gibidir adeta.

Bir bahçenin gözle olan ilişkisi ve göze olan itaati anlatılıyor adeta ayrıca burada doğanın göze anlatabileceği onca şeyden yalnızca bir bahçecik bahsedilmiş. 2. satır ise bir sürmenin neden ve nasıl önemli olabileceğine lâf bırakmayan cinsten. Kitap veya bir yazı okunurken altını çizdiğimiz kelime veya cümlenin göze ve sürmeye uyarlanmış hâli. Böylesine göz ucuyla yakalanan bağlamları bize kazandırdığı için Şeref Bilsel'e teşekkür ediyorum.


Şeref Bilsel
1972 yılında Rize’de doğdu. Rize Lisesi’nden mezun oldu. Bir süre, botanik ve toprak bilgisi okudu. Dumlupınar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Özel bir televizyon kanalında program yapımcılığının yanında kültür sanat danışmanlığı da yaptı. Şiir, deneme ve eleştirileriyle pek çok dergide yer aldı.

Ayrıca, 2004’ten beri Şiir Defteri adlı Alternatif Antoloji çalışmasını Cenk Gündoğdu ile birlikte hazırlıyorlar.

Kitapları
Dar Zaman Rivayetleri (1996)
Bıldır (1999)
Magmada Kış Mevsimi (2003)
Şairin Günah Defteri (2008)
Mecnun Dalı (2007)


"Hele bir akşam olsun diyorum, hele bir akşam olsun. Bütün yaralarımızı kapatsın. Onların şiirlerinde naylon gülüşler siyah fısıltılar birbirini ağırlar.Onların şiirlerinde plastik kuşlar uçar. Ellerinde zehirli çiçeklerle dilsiz bir hayatı beklerler. Kollarımda onarılmaz bir yalnızlıkla, herkese yerini gösterecek bir işaret bekliyorum. Oturduğu beyaz koltuğunda cezaevi şiirleri yazan, elinde yapma çiçeklerle, haritalarda yeri olmayan bir ırmağın kenarına oturup, zorla kışkırtılmış şiirler avlayan Zahir beyin, içinden kovulduğu antolojiler bekliyorum. Senin söylediğin gibi: "Hayatın antolojisinde onların yeri yok." (...) tren gören herkesin şiir yazmak zorunda olmadığını, yazmamanın da bir sorumluluk olduğunu biliyorsun. Edebiyat dergilerinin kuşatıldığını, ödüllerin yanlış adreslere postalandığını ve bunların sanat adına yapıldığını biliyorsun." (Fayton, 1998, sayı:8 )


0 Yorum:

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......