! Anladım ki anlamak yetmiyor

her şey aynıdır, yalnızca biz farklı görürüz

-.---Yazılar e-postana gelsin ↓

e-postanızı yazın:


-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-
Bakan Günay'ın dün İstanbul Şehir Tiyatroları'nın yeni yönetmeliği için söyledikleri, tiyatro çevrelerinde tepkiyle karşılandı

Şehir Tiyatroları’ndaki yeni yönetmelik tartışmasına dün Milliyet gazetesinde Fikret Bila’ya konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da dahil oldu. Günay, her ne kadar konunun İBBŞT’yi ilgilendirdiğini, bu nedenle tartışmaya girmek istemediğini söylese de, röportajda konuya dair “Sanata müdahaleyi aklımdan bile geçirmem” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Bu cümlenin hemen ardından ise şu sözleri sarf etti Günay: “Elbette sanat bağımsız olmalı. Ancak benim anladığım kadarıyla sahnede bazen metinde olmayan ifadeler kullanılıyor. Yine metinde olmadığı halde araya laf sokuluyor, siyasi espriler yapılıyor, Başbakan’a, bakanlara laf atılıyor. Veya doğallık anlayışı içinde sokak dili kullanılıyor veya müstehcenlik olarak algılanan bazı sahneler oluyor. Bunlar da bazı rahatsızlıklar yaratıyor. Sanıyorum bu rahatsızlık belediyeye iletiliyor. Tabii sanatçıların bir-iki sahne tatmini için toplumun duyarlılıkları da tümden yok sayılmamalı. Sanatçı da toplumun duyarlılıklarına özen göstermeli.”

Günay’ın sözlerini bir soruya dönüştürelim: Sahnede metinde olmayan ifadelerin, sokak dilinin kullanılması, siyasi esprilerin yapılması, ‘müstehcen’ sahnelerin olması “bir iki sahne tatmini” midir, yoksa tiyatronun doğasında mı vardır? Bu soruyu bir de tiyatro sanatçıları ve eleştirmenlerine yönelttik.


Murat Daltaban (yönetmen ve Oyuncu)
‘Sahne tatmin alanı değil’

Evet konu belediyenin konusudur elbette… Belediyeler de Kültür Bakanlığı’na bağlı değildir. Fakat 98 yıllık, şehir kültür tarihinde hatta Türkiye kültür tarihinde bir değer olmuş, önemli roller oynamış, değerler yetiştirmiş 4 nesillik bir kültür kurumu kültür bakanını neden ilgilendirmez acaba? Metin dışına çıkmak bazı tiyatro biçimlerinde kabul edilemezken, bazı biçimlerde de temsilin gereğidir. Bu söylenenler sanatın bürokratlar boyunduruğu altına girmesine geçerli bir neden midir? “Sanatçıların sahne tatmini” ne kadar tuhaf bir tanımlamadır… Sahne bir disiplin alanıdır, tatmin alanı değil. Yaratılmaya çalışılan şey illüzyondan başka bir şey değildir.

Orhan Alkaya (Eski İBBŞT Genel Sanat Yönetmeni)
‘Bakan karıştırıyor’

Sayın Günay’ın ifade ettiği, “Sahnede bazen metinde olmayan ifadeler kullanılıyor, Başbakan’a, bakanlara laf atılıyor, bu şikâyetler belediyeye iletiliyor” ifadesi ŞT ile ilgili değil. Bakan Bey, Devlet Tiyatroları (DT) ile ŞT’yi karıştırıyor. Bakan Bey’in söz konusu ifadeleri, 2008’deki, DT’de meydana gelen bir olayı işaret ediyor. Trabzon DT’deki “Düğün ya da Davul” adlı interaktif sahnelenen bir oyunda, oyunculardan biri “Başbakanlar kimden korkar?” diye bir söz söylemiş, konu üzerine soruşturma açılmıştı.

Aydın Orak (yönetmen ve Oyuncu)
‘En hafifinden faşizm’

Sayın bakanın sahneden yapılan bir eleştiriye “laf atılıyor” demesi ilginçtir. Tiyatro sadece “edepliyi, güzeli, namusluyu, olumluyu, iyi insanı, eleştirmeyeni, sorgulamayanı” sahnelemez. “Kötülüğü, namussuzu, olumsuzu” her şeyi sahneye taşır. Dokunmadıkları bir tiyatromuz kalmıştı. Belediye tiyatrolarının güçlendirilmesi, farklı dil ve lehçelerin de repertuvara alınması, daha doğrusu demokratikleştirilmesi gerekirken, bürokrasinin, siyasetin gölgesinde tutulmaya çalışılıyor olması en hafif tabiriyle faşizmdir.

Üstün Akmen (Tiyatro Eleştirmeni)
‘Tiyatronun tabiatına uygun’

Ertuğrul Günay’ın, hem de bulunduğu ortam içinde sanata müdahaleyi aklından geçirmemesi doğrusu hayli sevindirici bir haber. Umarım birileri ileride bu konuyu aklına getirmez. Bu arada: “… Ancak benim anladığım kadarıyla sahnede bazen metinde olmayan ifadeler kullanılıyor” demesi yanlış. “Metinde olmadığı halde araya laf sokuşturulması, siyasi espriler yapılması” tiyatronun tabiatına fevkalade uygun. Tiyatroda, ilk örneklerine antikçağda mimus ve pantomimus’ta rastlanılan doğaçlama diye bir olgu var. En çok da tuluat tiyatrosunda rastlanıyor doğaçlamaya. Bu bağlamda, örneğin commedia dell’arte oyuncuları, kendiliğinden doğal tepkilere dayanarak doğaçlama oynarlar. Arlecchino gibi komik tipler, izleyiciye seslenerek, yöresel ve güncel olaylara tepki verir.

Ayşegül Yüksel (Tiyatro Eleştirmeni)
‘Sansür anlamına gelir’

Bizim popüler, açık biçim tiyatro geleneğimiz sanatçının seyirciyle iletişim kurmasına her zaman olanak tanır. Bu bağlamda doğaçlama da açık biçim tiyatromuzun vazgeçilmez bir unsuru olmuştur. Tiyatroda doğaçlama, taşlama ve yergiye karşı önlem alınması sansür uygulaması anlamına gelir.


- - -

ÖSD
Konuya, Bakan açısından değil de seyirci açısından bakıldığında acaba tepkinin kaynağı sürprizli bir içerik olabilir mi? Yani diyelim ki seyirci küfrün olmadığı bir oyuna gidiyor ve farz edelim ki bunu özellikle seçiyor fakat bu oyunda birden beklenmedik küflü diyaloglar veya senaryoda olmayan göndermelerle karşılaşıyor, tepkinin bu açıdan sanki haklılık payı var gibi.

Tiyatronun muhakkak doğaçlamaya dayalı bir yapısı vardır, zaten kalıp olması mümkün değildir ister istemez bu doğallık her oyunda bir nebze değişir; fakat değişiklik doğallığı gereği değil de bir fırsat ya da araç olarak kullanıldığında tepkilerin de doğması doğal gibi.

Yoksa zaten bilinen bir oyun vardır ve müstehcen, küfürlü diyaloglar da oldukça hakimdir buna seyirci bilinçli olarak da gitmiştir veya bilmediği bir oyundur ve bu durumla orada karşılaşır yine seyircinin tepki hakkı yoktur.

Oyunda durum ve zamana göre oyuncunun istediği gibi bir değişiklik yaparak doğaçlamanın arkasına sığınması bana pek doğru gelmiyor, aynı duruma tersten baktığınızda diyelim ki oyunun birinde oyuncunun biri sanat karşıtı bir tavırla bir doğaçlama yaptı ve bu oyunun ne senaryosunda ne de formatında var, e şimdi ordan bir seyirci bu ne alaka deyip rahatsızlık hissetmez mi?

0 Yorum:

Konuyla ilgili düşüncelerinizi ekleyin↓

― Lütfen konuya yönelik yorum yapınız.
― Blog'a yönelik yorumlarınızı " Blog Yorumları " sayfasına bırakınız...
― Google Hesabı olmayanlar Yorumlama Biçiminden Adı / URL'yi veya ANONİM seçerek yorum yapabilir...

Son yorumlar

! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor diyenler...

Yazıları

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :



... paylaşmak istedikleriniz varsa ...


Site içeriğine (M) ve konulara uygun olduğunu düşündüğünüz haberleri, görselleri, yazıları.. e-posta yoluyla bilgilerini yollayın paylaşalım.

.
..... Her şeyi değil, şeyleri paylaşan site ......